Sessiz Hasta kitabını çoğu kişinin okuduğunu gördüm ve merak ettim. Sonu beni şaşırtmadı desem yalan söylemiş olurum.
kitabın konusu :
Olaylar iki kişinin bakış açısıyla anlatılmaktadır. Birisi psikoterapist olan Theo Faber , diğeri ise akıl hastanesine yatırılan Alicia Berenson.
Alicia bir ressamdır ve Gabriel ‘ ı çok sevmektedir.
Kitap Alicia Berenson’ ın günlüğüne yazdığı bir yazıyla başlar ve kitapta yer yer bu günlükten parçalar okuruz. Alicia aslında günlüğünde çoğu olayı anlatır.Ancak bu günlükten kimseye bahsetmez.
Alicia eşi Gabrel ‘ ın ölümünden sonra sessiz kalır. (Ayrıca cinayet sahnesini bir tablo yapar. )Tedavi görmesi için hastaneye yatırılır.
Theo Faber Alicia yı konuşturabileceğini düşünerek bu hastanede çalışmaya başlar.
Alicia‘ nın tanıdıklarıyla görüşerek Alicia’yı daha iyi anlayarak ona yardım etmek istemektedir.
Kitabın anlatım dilini beğendim. Benim için okuması , anlaşılması kolay ve keyifliydi. Karakter betimlemeleri biraz yetersiz kalmış.Yan karakterler daha iyi betimlenebilirdi.
Kitabı okurken aklıma asıl hastanın kim olduğu sorusu geldi. Çünkü iki ana karakter de çocukluklarında yaşadıklarının izlerini taşıyordu. Ve bence yazar bunu okurlara bilerek düşündürmek istemiş.
Birisini ölümüne sevdiğinde ne kadar ileri gidebilirsin ? sorusu da karşımıza çıkar.
Aslında okuduğumuz bu roman insanın kendisiyle yüzleşme hikayesi . İster karanlık düşüncelerin olsun ; ister en güzelleri…
Bazen sessizlik en güzel cevaptır. İnsan kimsenin anlamadığını düşündüğünde sessiz kalır.