• Bektaşilik, Meslevilik, Masonluk ve Alevilik arasında düşünce ve inanç bakımından birtakım benzerliklerin bulunduğu kesindir. Ortak yönlerine gelince, temel düşünce insan sevgisidir.
    Alevilik, soydan gelir, Bektaşilik sonradan olunur.

    BEKTAŞİLİK
    Bektaşilik, 13. yüzyılda Hacı Bektaş Veli'nin kurduğu, daha çok ortamsal (dünyevi) düşünceyi önde tutan, insanların özdeş inanç çevresinde birleşerek kardeşlik, mutluluk, eşitlik ve özgürlük havası içinde yaşamalarını amaçlayan, karşılıklı sevgi ve saygıya dayanan bir birlikteliğe önem veren etkili bir tarikattır.
    Hacı Bektaş Veli, Ahmet Yesevi' nin vefatından sonra onun dergahında hizmet verir ve halifeliğe getirilir. Mekke ve Medine ' ye gider , hacı olur. Eşitliği, özgürlüğü savunan şii-batıni Türkmenler, Selçuklu saltanatına saldırmış ve yakalanan Baba İshak öldürülmüştür. Babıalilerin yenilgisi üzerine bir süre ortalardan yok olan Hacı Bektaş, daha sonra tekkesini kurup Babıaleri toplayıp Bektaşiliği kurdu. Bektaşilik bir tarikattır. Bektaşilik teslis felsefesinden esinlenmiştir. Allah- Hz Muhammed- Hz Ali. Bektaşilere göre beden bir kafes ruhda içindeki kuş gibi olduğundan, Bektaşi yaşadığı güne önem verir ölümden korkmaz. Ölüm onun için yok olmak değil başka bir yere taşınmaktır. Bektaşi inancında,Allah'a, HZ Muhammed' e , Hz Ali' ye inanmayanlar,dünya malına kul olanlar ve insanlara kötülük edenlerin ruhları, öldüklerinde yeni doğan hayvanlara girip cehennemde azap çekerler.
    Bektaşilerin bir kısmı ramazanda oruç tutar, Muharrem ayında da on günlük oruçları vardır. Hac'ca da giderler ama gönül alınması Hac' ca gitmekten daha iyidir. Bektaşilerde eve gelen misafiri "Konuk Ali kabul edip, içtenlikle karşıladıklarından kadınlarda tesettür yoktur. Bazı hayvanları kutsal bazılarını da uğursuz sayarlar. Örn. tavşan uğursuz sayılır, yenmez. Dinsel inaçlarına göre sayıları da değerlendirmişlerdir. Örneğin bir Tanrıdır , tektir ve birliğin simgesidir.
    Bektaşiliğe giriş( nasip almak) bir törenle olur. (Hacı Bektaşi zamanında bu tören yoktu.) Nasip alma, yeniden doğuş anasız babasız ikinci doğuş olarak kabul edilir. Bektaşilerde, muhib, derviş, baba,mücerrer ve halife olmak üzere beş aşama vardır.Tarikata girmek isteyenlere ise "talip" denir. Bektaşilikte kadına değer verilir, saygı gösterilir kadın- erkek eşittir. Kadınlar da erkekler gibi nasip alır ancak babalık aşamasına yükseltilmez.
    MEVLEVİLİK
    Mevlana Celaleddin Rumi, Karaman' dan gelerek Konya' ya yerleşir. Konya' da bir derviş olna Tebrizli Şems ile tanışır. İkisinin günlerce ilahi sohbetlerde bulunup, Mevlana' nın Konya halkını fetvelardan mahrum bırakması üzerine halk Şems' i suçlar ve onu ortadan kaldırır. Mevlana' nın ölümünden sora da gömüldüğü yere türbe yapılır ve mesneviliğin merkezi olur. Mesnevilik, bir sünni tarikatı olarak yayılınca başka illerde ve komşu islam ülkelerinde de tekkeler ve mevlevihaneler açıldı. Mevlana, insanı Allah' ın en büyük yapıtı ve bir parçası olarar kabul eder. Mevlana' nın felsefesi Tanrısal aşktır, bu da gönül ve aşk yoluyla olur.
    Mevlevilik, Mevlana Celaleddin-i Rumi' nin oğlu Sultan Veled' in 13.yüzyılda Anadoluda kurduğu aşk, musiki, sema ve zikr'e dayanan, sürekli devinim ve gelişme yanlısı, yaradılmışların en yücesi olan insanı Tanrı' dan bir parça olarak kabul eden, gerçek bilgiyi geçerli sayan, insancıl ve hoşgörülü olmayı öğütleyen, doğruluğa, iyiliğe, kardeşliğe önem veren bir tarikattır. Bilim, Tanrıyı bilmek için seçilen bir yoldur. Bilginlik ise, insanın özünde bulunan bir yetenek, bir ustalıktır. Dinlere gelince, amaçları bakımından "bir" ve "özdeş" tirler.Kur'an, Tanrı sözüdür. Bu nedenle Musa, İsa ve öbür peygamberler zamanında da Kur' an vardır. Mevlana ölümü, sevgiliye( Tanrıya) kavuşma ve bir düğün gecesi olarak görür. Mevlana inanç ve düşünce özgürlüğünü savunmuştur.
    Mevlevilerde dedeler, canlar ve muhibler olmak üzere üç aşama vardır.
    Müslümanlıkta "Ruhbaniyet" yoktur; Allah' la kul arasına aracı konulmamıştır. Ancak dinlerin doğurduğu ortamda yönünü bulamayanların değer verdikleri kişilere duydukları güven pir lerin şeyhler' in doğmasına neden olmuştur. Mesleviliği, Mevlana değil ona inananlar ve oğlu kurmuştur. Mevlana Allah korkusu yerine Allah aşkını önde tutmuştur. Mevlana, hiçbir dini küçümsemez, hangi dinden olursa olsun Allah' a yönelen kişi " Hak yoluna " girmiş demekti.Mevlivilere göre kabeyi binlerce kez tavaf etmektense bir kalbi mutlu etmek daha iyidir. Mevleviler kadına saygı gösterip aralarına kabul eder. Mevlana kadının gizlenmesini doğru bulmamıştı.
    MASONLUK
    Masonluk, her sorunu akılcı yollarla, özgürce ve iyilikle çözümlemeyi öngören, insanlar arsında gerçek anlamda evrensen bir birlik ve kardeşlik sağlamaya çalışan, bilgisizliği, bağnazlığı ve tutkuyu yeren, sürekli iyiyi, doruyu, güzeli ,ve gerçeği araştıran bir oluşumdur.
    Hz. Süleyman’ın Mabedi' nin yapı işlerini üstlenen Hiram, Masonluğun en saygılı ve etkili bir kişisi ve efsanevi kahramanı olarak bilinir. Hiram, mabed yapımında çırak, kalfa, usta gibi aşamalar koymuştur. Bu dereceler Masonlukta ilk 15 derecenin kaynağı ve simgesel dayanağı olmuştur.( Masonlukta 33 derece vardır.) Hiram haketmedikleri halde usta ücreti almak isteyen, üç kalfa tarafından öldürülen Hiram'ı, tapınakta büyük bir törenle gömdüler. Törendeki ustalar, ellerinin şeflerinin kanına bulaşmadığını göstermek için beyaz deriden önlükler takıp beyaz deriden eldiven giydiler Bu yüzden masonlar törenlerinde beyaz eldivenleri giymektedirler.
    Daha sonraları Masonların bir kısmı çeşitli yabancı ülkelere göçerek sanatlarını öğretmeye koyuldular ve topluluklar kurdular. Mason örgütüne herkes kabul edilmez bazı nitelikler aranır ve bazı deneylerden geçtikten sonra örgüte alınırlardı. Ayrıca, ahlaksal olarak da bazı kurallara (inançlı, dürüst, Nuh ' un ilkelerine uymalı, locaya uymalı vb) uymak zorundaydılar.Bu ilkeler, bugünkü Masonluğun temelini oluşturmaktadırlar.
    Masonlarda Masonluk, bir din veya tarikat olmadığı gibi, bir dinsizler topluluğu da değildir.Masonlara göre, Masonluğun ilk koşulu sevgidir.Sevgi aileden başlayarak en yakınları, yakın çevrede oturanları, yurttaşları ve tüm insanları kapsar. Masonlara göre ; kadınla erkek birbirini bütünlediğinden kocası, kardeşi ya da babası Mason olan kadın da Masonluğa girmiş demektir.
  • Geçen güz niye beni bırakıp gittin? Kalması için bir sebep varken , hiçbir vakit gitmemelidir insan.
    Meşa Selimoviç
    Sayfa 454 - Timaş Yayınları
  • Senden nefret etmemek , seni umursamamak için gideceğim.
    Meşa Selimoviç
    Sayfa 454 - Timaş Yayınları
  • Yabancı uzaklıklar, boş yollar, uyanıkken bile gördüğüm tuhaf düşler , sen olmayınca bana da çok acı veriyor.
    Meşa Selimoviç
    Sayfa 453 - Timaş Yayınları
  • Ağrıyan yalnızlığım hoşuma gidiyordu.
    Meşa Selimoviç
    Sayfa 453 - Timaş Yayınları
  • Ben onu , güzelliğinden ve acı çektiğini belli eden yüz çizgilerinden hatırlarım. Acı çekmesine sebep olduğum için onu uzun zaman unutmadım.
    Meşa Selimoviç
    Sayfa 452 - Timaş Yayınları
  • İnsan ihanete uğrayınca, avunabilmek için, yakınlık gösterebileceği kimselerin yanında bulunmak ister.
    Meşa Selimoviç
    Sayfa 448 - Timaş Yayınları