• 264 syf.
    ·11 günde·Puan vermedi
    Cennet İle Cinnet Arasında Metafizik Müzayedeler
    Anıl Öztürk
    Siyon protokolünde “Biz ortaya koyduğumuz doktrinlerle, karşıt vatandaşların kafalarının mutlaka karışmasını sağlayacağız”
    Erkeğin bir derece üstünlüğü fiziksel üstünlüktür.
    Toprak vericidir. Ürün hasıl eder ama bunu tek başına yapamaz. Hiçbir dişil kendi kendine doğuramaz.
    Türk mitolojisinde Sibel ismini alan Kibele, su (sebil) ve bereket tanrıçası olarak da değerlendirilmiştir.
    Adem ile Havva uzun bir ayrılıktan sonra birbirlerini bulduklarında Adem heyecanlanmış fakat Havva sırtını dönerek başka bir şeyle ilgilenmeye yönelmiştir.
    Çağımızın en büyük problemi, para adını verdiğimiz maddiyatı, rızık denilen maneviyat ile eşit tutmamızdır.
    Dört unsur değil aslında beş unsur vardır. Beşincisi “esir”
    Futbol, 19.yy’da Yahudiler tarafından Hristiyan erkeklerin Pazar günleri kiliseye gitmemesi için çıkarıldı.
    Barcelona asbaşkanı Carrio, aynı zamanda şarabın tüm dünyada kontrolünü sağlayan Rothschildlerin Espana Yatırım Bankası yardımcısı. Bu demek oluyor ki bazen bir futbolcunun diğer bir kulübe transferi bile bir devletin diğerinden aldığı siyasal haraç gibi tanımlanabilmektedir.
    Yüzüklerin efendisinde Saruman, Süleyman Peygamber, Orklar ise Yecüc-Mecüc gibi.
    Adolf Hitlerin finans destekçisi Rothschild ailesi.
    Bu dönemin putları, para, hırs, ihtiras, şöhret, gösteriş, mülke bağlılık.
    “Her ümmetin bir bozgun sebebi vardır; benim ümmetimin bozgun sebebi ise mal fitnesidir” Hz.Muhammed (sav).
    İnsanlığın gelişimi son dönemde özellikle teknolojinin gelişimine bağlı ve odaklı hale getirilmiştir. Halbuki insanlığın manevi yönü de geliştilmelidir.
    Yedi uyurların uyuduğu söylenenen şehir sayısı 33. Bunların dördü Türkiye’de.
    Z.Bauman “Sosyal medya insanlığın ilerleyişi önündeki en büyüz tuzak”
    Allah adına atfedilen ritüellerin rahatlamak, deşarj olmak, tavrıyla yapılması rahatsız edici bir durum.
    Hz. Ali “sabır zehirden beterdir”. demiştir. Çünkü sabır dağın arka tarafını göre bilenler için vardır.
    Barnabas incili Hz.İsa’nın öz dili olan Aramice’dir. Bu incil çarmıha gerilenin İsa olduğunu kabul etmez. O’na ihanet eden Yahuda’nın çarmıha gerildiğini söyler. İsa’nın Tanrının oğlu olduğunu da kabul etmez. İncilin bir çok bölümünde Hz.Muhammed’den bahseder. İncil’de ;
    71. bab “Ben günah affedemem, günahları ancak Tanrı affeder”.
    72. bab “içlerinden biri dedi ki; ‘muallim bize bazı işaretler söyle ki onu bilelim’ İsa cevap verdi: “sizin zamanınızda gelmeyecek, fakat sizden bir kaç yıl sonra, kitabımın hükümsüz kılınacağı, o kadar ki, ancak 30 kadar inananın kalacağı bir zamanda gelecektir.” gibi vasıflarla 72. Bab ilerlemektedir. O elçinin gelişi ile Hz.İsa’nın daha iyi tanınacağı bildirilmektedir.
    96. bab “ O resul güneyden gelecektir”
    97. bab “O resulün adı Ahmed’dir”.
    Barnabas incili, Vatikan tarafından varlığı kabul edilmiş ancak içeriği kabul edilmemiş bir kitaptır.
    “mana” masonların içeceğidir aklı güzelleştirir.
    Aliya İzzetbegoviç “Genelde düşünüldüğü gibi inanca olan ana tehlike, dinsizlerden gelmemektedir. Hakiki tehlike zayıf, layık olmayan inananlardan gelmektedir”.
    Maun suresinde “... işte o namaz kılanlara yazıklar olsun...” ve “onlar namazlarında yanılırlar” ayetleri dine asıl zarar verecek kişilerin tasvirini yapmışlardır.
    G. Orwell 1984 romanında “bazıları güneş ışınlarını uzayda binlerce km uzaklıkta asılı duran merceklerde odaklandırmak yada yerüzünün merkezindeki ısıyı çekip sızdırarak yapay depermler ve deprem dalgaları oluşturmak gibi daha da uzak olasılıkları mümkün kılmaya çalışmaktadır”
    Yalçın Küçük, Orwell’ın 1984 derken 1948’i yani İsrail’in kuruluşunu anlattığını söylüyor.
    Suriye’de bulunan Kasiyun Dağı, rivayetlere göre Kabil’in Habil’i öldürdüğü noktadır.
    Planlı yaşamak biraz da doğaya karşı işlenmiş bir suç gibidir.
    Kahramanca ölmeyi istemek çelişkidir. Kuytu köşede yitip gitmek daha samimidir.
    Böcekler yakın gelecekte tıbbi olarak hastalıklarla mücadelede panzehir olacaklar.
    İlk emri oku olan bir kitabın dininde şart olarak biçilmiş kaideler arasında “okumak” “kuran okumak” olmaması, tam bir fiyaskodur. İşte burada dinin kendisi ile öğretilen din arasında bulunan duvar, çoğu bireyi farkında olmadan yönlendirmektedir. Namaz kılma eylemi Ankebut/45 de “Allah’ın zikri/Kuran-ı namazdan daha büyüktür” ayeti ile derecelendirilmiştir.
    Burada şeytanın insanlara, okumayı devre dışında bıraktırdığı ve okuyanlar için de Nisa suresinde belirtildiği gibi “onlara (insanlara) anlamını bilmeden okuyuşlar öğreteceğim” diyerek okumanın dinde ne kadar önemli bir noktada olduğunu bu konuda da teyit etmektedir.
    Beyazid Bestami “Şeytan hem tekkede hem Mekke’de”
    Neyzen Tevfik “Kabe’den maksat varmaktır yara, kör gibi tapınma kara duvara”.
    Yunus Emre “Ak sakallı bir hoca, bilemez hali nice, emek vermesin hacca, bir gönül yıkar ise”
    Yunus Emre “Ey hoca, ister var sen bin hacca, hepsinden iyice bir gönüle girmektir”
    Cüneyd-i Bağdadi “Hacca gitmiyorsunuz, bu paraları fakir ve fukaralara dağıtacağız. Sevaplarınız, hepsi kabul olacak, o konuda şüphe etmeyin. Oraya (Beytullah) Allah’ın evi diyorlar, Allah oraya inşaa edildiğinden beri bir kere bile girmedi. Benim kalbimden ise ilk günden beri çıkmadı. Hepiniz benim etrafımda tavaf edin hadi”.
    Steve Jobs, telefonun ufak olmasından yanaydı. O öldükten sonra büyüdü onun telefonu.
    Eisenhower “Yapılan her silah, denize indirilen her savaş gemisi, ateşlenen her roket, aç olup doyurulmayan, üşüyüp giydirilmeyenlerden yapılan hırsızlığı ifade ediyor”
    Kuranda Hz.Yakup’un 11 oğlu için “vallahi biz oyuna daldık...”
    Devrimlerden sonra eşit statüko sağlanmış ancak kadının fiziksel unsurları kullanılarak teşhircilik yapılmış, kadının özgürlüğünün bir statüko özgürlüğü değil, şekilsel/fiziksel bir özgürlük olduğu ifade edilmiştir. Bir tarafta kadını özgürleştirme adı altında yapılan ahlaksızlaştırma propagandası, diğer tarafta ise kadına saygı adı altında yapılan aşağılama düsturu, bir türlü dengeyi sağlayamamış orantısız polariteyi ortaya çıkarmıştır.
  • Yıldız, ev hanımı olmasına karşın , evlendiğinden beri
    haftada üç gün temizlikçi aldığını anlattı. Bu ilişkide kendisini
    en çok sıkan şey sabahları temizlikçi ile birlikte kahvaltı
    yaparken sohbet etmekmiş. Eşi ve oğlu genellikle evden
    erken çıktıkları için, kahvaltıda yalnız oluyorlarmış ve kadın
    her türlü sorununu anlatıyormuş. "Bazen bir bahane
    buluyorum, alışveriş filan diyorum, çıkıyorum" dedi. Ancak,
    temizlikçiyi küçümsediği için böyle yapmadığını tekrar
    tekrar vurgulamayı da ihmal etmedi ve "tabi o da deşarj
    olmak istiyor, haklıdır. Ama her zaman böyle sorun sorun . . .
    Anık televizyon dizisi gibi oldu, düğmesine basınca kapalamıyorsun
    ki . .. " dedi .
    Aksu Bora
    Sayfa 172 - İletişim Yayıncılık
  • 94 syf.
    ·Beğendi·10/10
    "Acıların,yoksunlukların yaşandığı bir dünyada bilimle şen olmak değişim gerektirir" der Nietzsche...
    Peki şen bilim nedir ve niye şendir?
    Şen bilim her şeyden önce eğlencedir.Mizah aracılığıyla yapılan postmodern hakikat yolculuğudur. Zirâ Nietzsche için hakikat yolculuğu da bir şölendir.
    Toplamda beş kitapçıktan oluşan bu eser, parçalara bölünerek iki ayrı kitap halinde yayınlanmıştır. Ana Metin l de yalnızca 107 bölüm bulunmaktadır. Diğer üç kitapçık ise Ana Metin ll olarak yayınlanmıştır.
    Şen bilim için felsefi anlamda bir "yaşam bilgeliği"dir demek yerinde olur. Yaşadıklarını,onda iz bırakanları bir an önce aktarmak çabasıyla kaleme aldığı bu eser,
    Nietzsche için bir nevi içini dökmesini sağlayan, deşarj ve motive edici,zor anlarında sığındığı bir sığınak gibidir. Aşırılığını,huzursuzluğunu,çelişkilerini, eleştirilerini olduğu gibi esere yansıtmış oluşu da bunun kanıtıdır. Hemen her konuda yaptığı minik(!) eleştirilerle ve karşı fikirlerle bezeli olan bu eser buram buram "bilge insan" kokar.
    İnsan varlığının amaçlarını öğretmeye kalkanlar,entelektüel vicdan ayrımını yapamayanlar,sıradışı ve sıradan birey ayrımına tahammül edemeyenler ,türlerini koruma sevdalıları ,boyun eğenler,onurlarını yitirenler,bilinç dışı erdem sahipleri,atavizmi kalkan olarak kullananlar,bilimi yanlış amaçla kullananlar,egoist öğretmenler,çürümeye tepki göstermeyenler,katmerli yalancılar,bilgiden öcüymüşcesine korkanlar,tüccarlar,sanatçılar kısacası hemen herkes bu eleştirilerden nasibini alır.#biryerlibiryabanci #okudumbitti #tekrarokuyorum #minervaokuyor #nietzsche #felsefe #felsefeasktir#kitapokufotografcek #meltekitabizm#dipçem
  • 465 syf.
    ·9 günde·Beğendi·Puan vermedi
    Bu aralar kafam çok dolu, kısa zamanda çok şey düşünmek zorundayım. Deşarj olmak için okumaya karar verdim bu kitabı. Okurken gülümseten ,içinizde sıcacık duygular uyandıran bir kitap. Dili çok sade, şirin bir konu. Yirmi dilekten bahsediyor kitap. Yapmak istediginiz, sürekli ertelediğiniz, bazen düşündüğünüz ama hep düşünmekte kaldığınız yirmi dilek. Bu kitabı okurken yeni aldığım küçük bir not defterine kendime göre 10 dilek yazdım geri kalan 10 dileğide yazacağım ilerleyen zamanlarda. Daha mutlu hissettim kendimi, hayatın akışından bir nebze olsun kendimi dinledim, mola verdim zamana. Sizde bir mola vermek ve kendinizi dinlemek istiyorsanız okumanızı tavsiye ederim