Yüzyıllardan beri krallar, rahipler, feodal beyler, sanayi patronları ve ana-babalar itaatin bir erdem ve itaatsizliğin de kötü bir huy olduğunda ısrar edegelmişlerdir. Farklı bir bakış açısı ortaya koymak için, bu tavrın karşısına şu ifadeyi koyalım: İnsanlık tarihi, bir itaatsizlik eylemi ile başladı ve bir itaat eylemi ile sona erdirileceği hiç de ihtimal dışı değildir.
Biz derin yaraların çocuklarıyız, yaralarımız, bazen benim yaram gibi yüzde olur, bazen de seninki gibi yürekte… Yaralarımız… onlar, henüz her şeyden bihaber olduğum zamanlardan kalmadır, onları ne zaman aldım, hiç hatırlamıyorum.