Devran meskalin

“Bizler günahla, haksızlıkla, çeşitli dalaverelerle kaplıyız, ama dünyanın bir köşesinde kutsal, büyük birisi var; o, hak yolundadır, hakka ulaşmıştır, öyleyse dünyada hak vardır; günün birinde bize de gelmesini bekleyebiliriz. Kitapların vaat ettiği gibi, bir gün bütün dünyada hükmünü sürmeye başlayacaktır.”
Allah seni star- etzin
Hıristiyanlığın ilk dönemlerinde müritlerden biri Staretzin bir buyruğunu yerine getirmeden manastırından ayrılmış, başka bir ülkeye, Suriye’den Mısır’a gitmiş. Orada, din yolunda uzun çalışmalardan, kahramanlıklardan sonra din uğruna işkence görmüş, şehit olmuş. Kilise, cenazesini ermişlere yapılan törenle kaldırırken Diyakozun “Kâfirler çekilin!” diye bağırdığı sırada tabut, içindeki ölüyle kilisenin dışına fırlamış. Bu böylece üç kere tekrarlanmış. Sonunda, çilekeş ermişin, Staretzinin yanında müritken söz dinlemediğini, onu bırakıp gittiğini öğrenmişler. Böylece din uğruna yaptığı bütün özveri ve kahramanlıklara rağmen, Staretzin izni olmadan bağışlanamıyormuş. Staretze haber salmışlar, ölüyü bağışlamış. Ancak ondan sonra cenaze gömülebilmiş.
Bizi bilinmezlik korkutuyorsa, inanç ne kadar inandırıcı olabilir
Ne de olsa öbür dünyanın nasıl bir yer olduğunu bildikten sonra göçmek daha kolay olur.
Aleksey saçmalama ekmek aslanın ağzında
Eline koca bir servet geçse ilk isteyene, hem de bir hayır işine mi, yoksa bir dalavere tuzağına mı harcanacağını hiç düşünmeden verirdi.