Bu sürekli devridâim yüzeyde kabuk parçalarının yatay hareketi olarak görülür. Kıt'aların yatay hareketleri, birbirleriyle çarpışarak dağlar oluşturmaları (ör. Hindistan'ın Asya'yla çarpışarak Himalaya'yı oluşturması), okyanusların açılıp kapanması (Amerikaların Afrika ve Avrupa'dan koparak Atlas Okyanusu'nun açılmasına neden olmaları), depremler, hep bu yatay hareketlerin sonucudur.
Küçük yaşta anne-babalarının sorumluluklarını üstlenen, hatta onlara bakmak zorunda kalan çocukların, yetişkin hayatlarında yoğun bir suçluluk ve fazla gelişmiş bir sorumluluk duygusu hissetmelerinin normal olduğunu söyledim. Bu çocuklar büyüdüklerinde her şeyin sorumluluğunu üzerlerine alıp, zaman zaman yetersiz kalıp, bundan suçluluk duyup bir sonraki denemelerinde sorumluluklarını iki katına çıkarırlar. Gittikçe büyüyen bir başarısızlık hissi oluşturan bu devridaim, insanın yaşam enerjisini yavaş yavaş tüketir.
Mutlu insan görmek istemezdi etrafta. Mutlu insan görmek kendisini eksik hissettirir, mutsuzluğunu hatırlatırdı. Herkesi kendiyle karşılaştırmaya alışmış insanların zihni böyle çalışır. Mutsuz, hele ki bedbaht insan gördüğündeyse kendi sefil hayatı için şükrederdi.
Mümkün Varlık bir sebebe muhtaçtır. Nihayetinde sebebe muhtaç olmayan bir varlık olmalıdır. Bu da Zorunlu Varlık’tır. Sebep-sonuç ilişkisi içinde evrende bir devridaim imkânsız ve batıldır çünkü bir sonuca varılamaz…”
Bazı soruların cevapları cevap değildir. Akla yatkın olamadığından değil, hakikate münasip olmadığından. Cevabı bekleyen kişi onu hissiyatında özümseyemez.