5/10
·196 syf.··
2026 27. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 13:08
Yazarın bazı tezleri var asla kanıtlanamayacak. Eski Bizans’ta Hristiyanlıktan kaçan bir inanış olduğunu ve bunların en eski Aleviler olduğundan bahsediyor. Hatta pir Silvinus diye birinin Pir sultan Abdal olduğunu iddia ediyor. Aslında demek istediği şu olmalı: Bu insanların Hz Ali ile ilgileri yok, bu insanlar binyıllar evvel bu topraklardaydı. Evet bu görüşü savunabiliriz, isimleri Aleviler, Luviler, Işık insanları, Bektaşiler, Hakdostları vs ne dersek diyelim bu insanlar bu topraklarda idi. Ve Türkler ile müthiş bir uyum gösterdiler. Her iki topluluk da mertlikte ortak idiler. Eski Türk inanışları ile benzer inanışlar yaşıyorlardı, doğaya saygı, güneşe rahmet vb. Ayrıca bu insanların döngüsel bir hayat anlayışıyla devridaim yaptığımıza dair inanışları vardı. Tanrı her şeydi ve her varlıkta idi. Nitekim bu toplulukların bu toprakların öz evlatları oldukları aşikar yoksa Arap dini ile alakaları yok. Hem Balkan’daki Alevi dediğimiz insanın, Çorum’daki Alevi dediğimiz insanın kökenlerine de baktığımızda ne ilgileri olabilir Arabistan ile. Yıllar boyu kıyıma uğramışlar ve özellikle Yavuz Selimden sonra müthiş bir propaganda ile parçalara ayrılıp dağıtılmışlar. Hep dağ köylerine kuş uçmaz kervan geçemez bölgelere atılmışlar. Yazarın bazı tezleri çok uçuk görünse de bir çok meseleyi aydınlığa kavuşturması açısından güzel. Ayrıca Hacı Bektaş Veliden önce pirlerin sultanının Battal Gazi olduğunu ve büyük bir dede olduğunu da iddia ediyor. Tarihi çarpıttıklarını ve bu toplumun kökenlerinin hikayesini tahribata uğratmak istediklerini belirtmiş. Çok haksız sayılmaz.
Aleviliğin Kayıp Bin Yılı (325-1325)Erdoğan Çınar · Kalkedon Yayıncılık · 200777 okunma
7/10
·240 syf.··
2026 19. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 13:57
Bazı kitaplar büyük olaylarla değil, insanda bıraktığı hisle akılda kalıyor. Benim için Ezgi Tanergeç’in Devridaim romanı da tam olarak böyle bir kitaptı. Kitabı bitirdiğimde tek bir ana olay ya da tek bir mesaj değil, daha çok bir duygu kaldı içimde: Hayatta yaşanan hiçbir şey tamamen boşuna değil. İnsan bazen çok sıradan bir davranışının, yıllar sonra başka birinin hayatında nasıl bir iz bıraktığını hiç bilmiyor. Romanın en etkileyici tarafı da buydu bence. Farklı dönemlerde yaşayan insanların görünmez bağlarla birbirlerinin hayatına dokunması oldukça gerçekçi ve hüzünlü hissettirdi. Kitabın adı da bu yüzden çok anlamlı geldi bana. Her şey dönüp dolaşıp bir noktada yeniden karşımıza çıkıyor. İnsanlar değişiyor, zaman geçiyor ama bazı duygular ve etkiler devridaim hâlinde yaşamaya devam ediyor. Romanın sevdiğim tarafları kadar eksik bulduğum yerleri de oldu elbette. Özellikle Ahmet Vefik Paşa ile ilgili bölüm bana biraz zorlama geldi. Kitabın diğer bağlantıları daha doğal ilerlerken bu kısmın özellikle bağ kurulmak için eklenmiş hissi verdiğini düşündüm. Bunun dışında finalin biraz hızlı geçtiğini hissettim. Bazı karakterlerin hikâyesi tamamlanmış gibi dururken Ahmet Vefik Paşa’nın kızı ve oyuncu Müzeyyen tarafı bende yarım kalmışlık hissi bıraktı. Serkan’ın duygu aktarımı da daha güçlü olabilirdi diye düşünüyorum. Yine de kitap bittikten sonra üzerine düşündürmeyi başaran romanları seviyorum. Devridaim kusursuz bir kitap olmayabilir ama okurun zihninde iz bırakan, üzerine konuşma isteği uyandıran romanlardan biri olmuş. Belki de en önemli yanı tam olarak bu.
DevridaimEzgi Tanergeç · Bilgi Yayınevi · 2023173 okunma
10/10
·354 syf.··
2026 34. kitabı
KİLİTLİ ODALARIN ESRARI DERLEYEN: Gencoy SÜMER
Kilitli Odaların EsrarıKolektif · Herdem Kitap · 202524 okunma
10/10
·354 syf.··
Beğendi
·
2026 68. kitabı
𝗞𝗶𝗹𝗶𝘁𝗹𝗶 𝗢𝗱𝗮𝗹𝗮𝗿ı𝗻 𝗘𝘀𝗿𝗮𝗿ı Dedektif Dergi Yazarlarından Türk Polisiyesinin İlk Kilitli Oda Öyküleri Antolojisi
Kilitli Odaların EsrarıKolektif · Herdem Kitap · 202524 okunma
Bir şey anlatmak istiyor… KENDİNCE
2/10
·132 syf.··
2026 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2026 05:35
İçi boş yavan bir deneme okudum. Her kitap illa okunur diye bir şey yok önermiyorum !! Sinekler kısa boylular ve ağır başlılarla kafayı bozmuş travması olan bir yazar allah bilir kimin gaza getirmesiyle aldım bu kitabı hatırlamıyorum da ey o kişi boşa zaman harcatırdın bana
DevridaimAugusto Monterroso · Vakıfbank Kültür Yayınları · 202056 okunma
Puan vermedi·184 syf.··
Beğendi
·
2025 89. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2025 00:00
İlk romanı Devridaim ile Orhan Kemal Roman Armağanı ve Turgut Özakman İlk Roman Ödülü’nün sahibi olan @ezgitanergeç ‘in üçüncü kitabı ile selamlıyorum sizi. “Aş tuz ile, tuz oran ile… “ Hayat palamarını allı pembeli tuz kristalleriyle dolu bir göle bağlamış Anadolu’nun bağrından insanlar. Ne var ki göl kurumakta… Tıpkı vicdanı, değerleri kuruyan insanlar gibi. “Et kokarsa tuzlanır; ya tuz kokarsa ne yapılır?” Doğanın dengesi bozuldukça, kişinin dengesi de bozuluyor, farkındasınız değil mi? Özünü, dengesini, var oluşunu bozduğu doğayla insan,önce kendisini sonra çevresini zehirliyor esasında. “Tuz, ekmek hakkını bilmeyen kör olur.” Tuz bir metafor, tuz emek demek, umut demek. Göl kurudukça, umutlar da soluyor, tükeniyor. “Tatsız aşa tuz ne yapsın, akılsız başa söz ne yapsın.” Geçmişin kanlı hesaplarıyla bir ailenin vicdanı, bütün bir köyün alınteriyle aynı yargıda buluştuğunda vicdanın sesini dinlemek mi kolaydır, nefsinin sesini mi? “Deme dostuna, der dostuna. Bir gün olur tuz basarlar postuna.” Hayat küçük ayrıntılardan ibarettir, tıpkı tuz gibi. Bazen tat verir bazen yakar. Testinin içinde ne varsa dışına da o sızar. Ruhun çatlaklarından sızanının, gölün ufkunun göğe karıştığı yerden can bulduğu bu sarsan roman, yaraya tuz basmak gibi. Bu unutulmaz romanı, büyüsünü bozmamak adına detaylarına girmeden Tuzlu YüzTuzlu Yüz atasözlerimizle dillendirmek istedim. Sürçülisan ettiysem affola. Ezgi TanergeçEzgi Tanergeç
Tuzlu YüzEzgi Tanergeç · İthaki Yayınları · 202551 okunma