“Sevgili küçük Kırlangıç,”dedi Prens,”bana akla hayale sığmaz şeyler anlatıyorsun,ama erkeklerle kadınların çektiği acılardan daha akla hayale sığmaz bir şey yoktur.Yoksulluktan daha büyük bir sır yoktur.”
Hatçelerin evine bakamıyordu.Evlerinin önündeki,o ulu ağacı göremiyordu.
Sonunda kendisini yenemedi,ağaç geldi gözünün önünde durdu.Bir gece gibi gerildi önüne.Delikanlı yüreği küt küt atarak divlik kuşu gibi öttü.Deli gibi bir bekleme kasırgasında delikanlı bekledi.Yumuşacık,sıcacık,sevgi taşan kız geldi.Memedin boğazına bir şeyler tıkandı,iki damla yaş gözlerinden aşağıya yuvarlandı indi.