• “Kendinde devrim yapabilen bir insan devrimci olur.”
  • Devrim, yeni bir ufka sıçramaktır.
  • Fransa’da La Haye’da dünyaya gelen Rene Descartes (1596-1650) felsefe, matematik ve bilimde devrim yaratan eserler yazmadan önce uzun yıllar boyunca orduda mühendis olarak çalıştı. Felsefesi bugün Kartezyenizm veya Kartezyen felsefe olarak bilinir.
    Descartes’ın felsefi projesi o zamanlar Fransa’da ve Avrupa genelinde üniversite eğitiminin temelini oluşturan Aristotalesçi bilim sisteminin yerini almaktı. En önemli sayılan eseri İlk Felsefe Üzerine Derin Düşünceler (1641) eseridir. Kitap, seyahatleri sırasında küçük bir odada geçirdiği altı gün boyunca edindiği düşünceleri nakleder. Descartes tüm inançlarını sorgulamaya teşebbüs etti ve sadece gerçekliğinden şüphe duyamayacağı inançlarını korudu. Descartes meşhur gözlemini, yani düşünüyor olduğuna göre varlığından şüphe edemeyeceği gözlemini bu çalışması esnasında yaptı: “Düşünüyorum, öyleyse varım” veya Latincesiyle “Cogito, ergo sum.”
    Descartes temelde varoluşunun şüpheli olmadığı sonucuna varırken, bedeninin doğasından şüphe duyabileceğine inandı. Descartes, zihin ve bedenin birbirinden ayrı olduğunu savunuyordu, çünkü düşünme becerisi çürütülemez bir gerçekti, oysa fiziksel bedeninin varlığı öyle değildi.
    Descartes, bedenin fizik ile tarif edildiğine inandı. Beden, büyüklüğü, şekli ve hızı olan hareket halindeki geometrik şeylerdir. Diğer yandan akıl, maddi olmayan düşünen şeylerdir. Bu yüzden Descartes’a göre hayvanlar sadece birer makineydi. Çünkü düşünmüyorlardı (öyle varsaydı), akılları yoktu ve hareket eden parçaların oluşturduğu karmaşık bir düzenlemeden ibaretlerdi.
  • Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi öğretim görevlisi olan Prof. DR. Muharrem KILIÇ hocanın öğrencileriyle paylaştığı kitap listesi:

    Sophokles, Antigone

    Aristophanes, Eşek Arıları

    Platon, Toplu Diyaloglar

    Platon, Sokrates’in Savunması

    Platon, Devlet

    Platon, Yasalar

    Aristoteles, Politika

    Aristoteles, Retorik

    Aristoteles, Nikomakhos’a Etik

    Aristoteles, Atinalıların Devleti

    Farabi, İdeal Devlet

    Farabi, Mutluluğun Kazanılması

    Nizamülmülk, Siyasetname

    İbn Hazm, Güvercin Gerdanlığı

    İbn Tufeyl, Hay Bin Yakzan

    Feridüddin Attar, Mantıku’t-Tayr

    İbn Rüşd, Siyasete Dair Temel Bilgiler

    Thomas Aquinas, Varlık ve Öz

    Nasreddin Tusi, Ahlak-ı Nasıri

    İbn Haldun, Mukaddime

    Desiderius Erasmus, Deliliğe Övgü

    Thomas Moore, Ütopya

    Niccolo Machiavelli, Prens

    Kınalızade Ali Efendi, Ahlak-ı Alai

    Francis Bacon, Denemeler

    Tommaso Campanella, Güneş Ülkesi

    William Shakespeare, Venedik Taciri

    Hugo Grotius, Savaş ve Barış Hukuku

    Francis Bacon, Yeni Atlantis

    Rene Descartes, Metot Üzerine Konuşma

    Thomas Hobbes, Leviathan

    John Locke, Yönetim Üzerine İkinci İnceleme

    David Hume, İnsan Doğası Üzerine Bir İnceleme

    Montesquieu, Kanunların Ruhu Üzerine

    Jean Jacques Rousseau, İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı

    Jean Jacques Rousseau, Toplumsal Sözleşme

    Cesare Beccaria, Suçlar ve Cezalar Hakkında

    Jeremy Bentham, Yasamanın İlkeleri

    Heinrich von Kleist, Michael Kohlhaas

    Carl von Savigny, Çağımızın Yasama ve Hukuk Bilimi Konusundaki Görevi Üzerine

    Johann Wolfgang von Goethe, Faust

    Victor Hugo, Bir İdam Mahkûmunun Son Günü

    Auguste Comte, Pozitif Felsefe Dersleri ve Pozitif Anlayış Üzerine Konuşma

    Alexis Tocqueville, Amerika'da Demokrasi

    Karl Marx, Komünist Manifesto

    Henry D. Thoreau, Haksız Yönetime Karşı

    Alexis Tocqueville, Eski Rejim ve Devrim

    John Stuart Mill, Özgürlük Üzerine

    Victor Hugo, Sefiller

    John Austin, Hukukun Belirlenmiş Alanı

    Dostoyevski, Suç ve Ceza

    Rudolf von Jhering, Hukuk Uğrunda Savaş

    Paul Lafargue, Tembellik Hakkı

    Friedrich Nietzsche, Böyle Buyurdu Zerdüşt

    Emile Durkheim, İntihar

    Emile Zola, Suçluyorum

    Max Weber, Protestan Ahlakı ve Kapitalizmin Ruhu

    Emile Durkheim, Dinsel Yaşamın İlk Biçimleri

    Franz Kafka, Dönüşüm

    Carl Schmitt, Siyasi İlahiyat

    Franz Kafka, Dava

    Jose Ortega Y Gasset, Üniversitenin Misyonu

    Hans Kelsen, Saf Hukuk Kuramı

    Jose Ortega Y Gasset, Sistem Olarak Tarih

    Louis Le Fur, Tabii Hukuk Nazariyesi ve Modern Doktrin

    Antoine de Saint-Exupéry, Küçük Prens

    Ernst Hirsch, Pratik Hukukta Metod

    Bertrand Russell, Batı Felsefesi Tarihi

    George Orwell, Hayvan Çiftliği

    Bertolt Brecht, Kafkas Tebeşir Dairesi

    Erich Fromm, Sevgi ve Şiddetin Kaynağı

    George Orwell, 1984

    Albert Camus, Doğrular

    Albert Camus, Başkaldıran İnsan

    Martin Heidegger, Düşünmek Ne Demektir?

    Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü

    Ernst H. Kantorowicz, Kralın İki Bedeni

    Takiyettin Mengüşoğlu, Felsefeye Giriş

    Harper Lee, Bülbülü Öldürmek

    Gustav Radbruch, Hukukta Bilgelik Dolu Özlü Sözler

    William Frankena, Etik

    H.L.A Hart, Özgürlük ve Ahlak

    L.L. Fuller, Hukukun Ahlakı

    Wilhelm Weischedel, Felsefenin Arka Merdiveni

    William McNeill, Dünya Tarihi

    Anthony Giddens, Kapitalizm ve Modern Sosyal Teori

    John Rawls, Bir Adalet Teorisi

    David Harvey, Sosyal Adalet ve Şehir

    Robert Nozick, Anarşi, Devlet ve Ütopya

    Michel Foucault, Hapishanenin Doğuşu

    Duncan Kennedy, Modern Hukukun Kaderi

    Michael E. Tigar, Kapitalizmin Yükselişi ve Hukuk

    Richard Sennett, Kamusal İnsanın Çöküşü

    Edward Said, Şarkiyatçılık

    Simon Roberts, Hukuk Antropolojisine Giriş

    Michel Villey, Roma Hukukunun Güncelliği

    Umberto Eco, Gülün Adı

    Ernst Hirsch, Anılarım

    Hugh Collins, Marksizm ve Hukuk

    Ronald Dworkin, Hakları Ciddiye Almak

    Ronald Dworkin, Hukukun Hükümranlığı

    Joseph Raz, Özgürlük Ahlakı

    Zygmunt Bauman, Yasa Koyucular ve Yorumcular

    J. Verges, Savunma Saldırıyor

    Roger Cotterel, Hukukbilimin Politikası

    Gianfranco Poggi, Devlet

    Costas Douzinas, Adalet ve İnsan Hakları

    Simon Clarke, Devlet Tartışmaları

    İlber Ortaylı, Osmanlı Devletinde Kadı

    Krishan Kumar, Sanayi Sonrası Toplumdan Post-Modern Topluma

    Andre Comte-Sponville, Büyük Erdemler Risalesi

    Cristopher Pierson, Modern Devlet

    Jared Diamond, Mikrop ve Çelik

    Jürgen Habermas, Kamusallığın Yapısal Dönüşümü

    Eveline T. Feteris, Hukuki Argümantasyonun Temelleri

    Cengiz İlhan, Mecelle: Hukukun Doksan Dokuz İlkesi

    Oral Sander, Siyasi Tarih

    Alaattin Şenel, İnsanlık Tarihi

    Antonio Negri, İmparatorluk

    Cemal Bali Akal, Modern Düşüncenin Doğuşu

    Will Kymlicka, Çağdaş Siyaset Felsefesine Giriş

    Mehmet Ali Ağaoğulları, Kent Devletinden İmparatorluğa

    Mehmet Ali Ağaoğulları, Levent Köker, İmparatorluktan Tanrı Devletine

    Mehmet Ali Ağaoğulları, Tanrı Devletinden Kral Devlete

    Cemal Bâli Akal, Mehmet Ali Ağaoğulları, Levent Köker, Kral Devlet Ya Da Ölümlü Tanrı

    Mehmet Ali Ağaoğulları, Reyda Ergün, Filiz Çulha Zabcı, Kral-Devletten Ulus-Devlete

    Mehmet Ali Ağaoğulları, Ulus-Devlet ya da Halkın Egemenliği

    Raymond Wacks, Hukuk Kuramını Anlamak

    Luc Ferry, Gençler İçin Batı Felsefesi

    Halil İnalcık, Adalet Kitabı

    Ali Murat Özdemir, Sözün Mülkiyeti

    Jonah Lehrer, Karar Anı

    Michael Sandel, Adalet

    Peter Watson, Fikirler Tarihi

    Martin Loughlin, Kamu Hukukunun Temelleri

    Kenneth E. Himma, Hukukun Ahlaki Kriterleri

    Ahmet Cevizci, Uygulamalı Etik

    Sue Donaldson, Will Kymlicka, Zoopolis: Hayvan Haklarının Siyasal Kuramı

    Muharrem Kılıç, Hukuksal Aklın Sosyo-Politik Bağlamı
  • Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi öğretim görevlisi olan Prof. DR. Muharrem KILIÇ hocanın öğrencileriyle paylaştığı film listesi:

    Admission (2013, Paul Weitz)

    3 İdiots (2009, Rajkumar Hirani) - Eğitim Sistemi, Bilime Bakış

    Klass(Ilmar Raag) Eğitim Felsefesi, Çocuk Hakları, Çocuk İstismarı

    Another Earth Alternatif Evren, Mağara Alegorisi, Bilim Kurgu

    Brazil (1985 - Terry Gilliam) Fütürizm

    Gülün Adı - The Name of the Rose (1986) Kanonik Hukuk, Hobbesyen Bakış, İnsan Doğası, Prolog Anlatım

    Venedik Taciri (2004, Michael Radford) Yargıçlık Ödevi

    Sineklerin Tanrısı (1990 - Harry Hook) Demokrasi, Post-Apokaliptik Hikaye

    Kurdun Günü (2003 - Michael Haneke) Burjuva ve Güven Algısı, Weber-Prüten Birey, Durkheim-Organik Dayanışmalı
    Toplum

    Ölümcül Oyunlar (1997 - Michael Haneke) Burjuva ve Güven Algısı, Weber-Prüten Birey, Durkheim-Organik Dayanışmalı
    Toplum

    Körlük (2008 - Fernando Meirelles) Jose Saramago Anlatısı, Distopya, Postapokaliptik Düzen

    1984 (1984 - Michael Radford) Distopya, Otorite-Güç, Özel Hayatın Gizliliği

    12 Kızgın Adam (1957 - Sidney Lumet) Amerikan Realizmi, Şüpheden Sanık Yararlanır, Otokinetik

    Güneşli Pazartesiler (2002 - Fernando León de Aranoa)

    Asılacak Kadın (1986 - Başar Sabuncu) Toplumda Kadının Yeri, Hukuk Öznesinin İnsani Özellikleri, Adalet-Kültür İlişkisi

    Pelikan Dosyası (1993 - Alan Pakula) Gazetecilik, İfade Özgürlüğü

    Deney (2001 - Oliver Hirschbiegel) Güç İstenci Kavramı, İnfaz Kavramı

    İlk Korku (1996 - Gregory Hoblit) Mahkeme Draması, Adalet ve Hukuk Ayrımı

    Şeytanın Avukatı (1997 - Taylor Hackford) Mahkeme Draması, Adalet ve Hukuk Kavramlarının Sorgulaması

    Baraka (1992 - Ron Fricke)

    Şeytan Çarpması (2005 - Scott Derrickson) Mahkeme Draması, İrade, Hukukun Kaynağı, Kanonik Bakış

    Pardon (2004 - Mert Baykal) Adil Yargılanma Hakkı, Türkiye’de İnfaz Koşulları

    Esaretin Bedeli (1994 - Frank Darabont) Adil Yargılanma Hakkı, İnfazın Niteliği, Islah ve Topluma Karışma

    Sefiller (2013 - Tom Hooper) Adalet ve Hukuk Ayrımı, Romantizm, Din ve Toplum

    Şüphe Altında (1990 - Alan Pakula) Mahkeme Draması

    Gizli Gerçekler (2008 - Rod Lurie) Mahkeme Draması

    Dava (1998 - Steven Zaillian) Mahkeme Draması

    Başkanın Tüm Adamları (1976 - Alan Pakula) Yasa Dışı Dinleme, Demokrasi ve Medya

    Bir Cinayetin Tahlili (1959 - Otto Preminger) Mahkeme Draması, Adalet ve Hukuk Ayrımı

    Büyük Dava (1991 - Michael Apted) Mahkeme Draması, Adalet ve Hukuk Ayrımı

    Jüri (2003 - Gary Fleder) Mahkeme Draması, Common Law, Adaletin Manüplasyonu

    Sanık (1988 - Jonathan Kaplan) Mahkeme Draması, Adalet ve Hukuk Ayrımı

    Talihin Dönüşü (1990 - Barbet Schroeder)

    Müşteri (1994 - Joel Schumacher)

    Yağmurcu (1997 - Francis Ford Coppola) Mahkeme Draması, Adalet ve Hukuk Ayrımı

    The Paper Chase (1973 - Jay Osborn)

    Bülbülü Öldürmek (1960 Robert Mulligan) Irkçılık, Mahkeme Draması, Masumiyet Karinesi

    Kuzenim Vinny (1992 - Jonathan Lynn)

    Sleepers (1996 - Barry Levinson) İşkence Yasağı, Adil Yargılanma

    Truman Show (1998 - Peter Weir) Özel Hayatın Gizliliği, Varsayılan Rıza

    Cadı Kazanı (1957 - Raymond Rouleau) Din ve toplum İlişkisi, Kanonik Bakış

    Güneşe Yolculuk (1999 - Yeşim Ustaoğlu) Kültürel Çatışma, Anomi, Etnisite

    Yol (1981 - Şerif Gören) İstisna Hali, Olağanüstü Hal, Olağanüstü Hal Türkiyesi

    Uzlaşma (1991 - Oğuzhan Tercan) Tiran Devlet, Güç İstenci, Faili Meçhul

    Beni Suçlu Bulun (2006 - Sidney Lumet) Mahkeme Draması, Adalet ve Hukuk Ayrımı

    The Firm (1993 - Sydney Pollack) Burjuva İdeolojisi ve Hukuk, Hukuk Öznesi

    Cinayet Gecesi (2007 - Gregory Hoblit) Amerikan Hukuk Realizmi

    Ölümle Yaşam Arasında (2003 - Alan Parker) İdam, Amerikan Hukuk Realizmi, Popülizm ve Hukuk

    Philadelphia (1993 - Jonathan Demme) Ayrımcılık Yasağı, Cinsel Kimlik Çatışması,

    A Murder of Crows (1998 - Rowdy Harrington)

    In the Name of the Father (1993 - Jim Sheridan) İnsan Hakları, İstisna Hali, Adil Yargılanma Hakkı, Amerikan Hukuk Realizmi

    İçimdeki Deniz (2004 - Alejandro Amenabar) Ötanazi, Yaşam Hakkı

    Carandiru (2003 - Hector Babenco) Etnisite, İnfaz Kavramı

    Otomatik Portakal (1971 - Stanley Kubrick) Distopya, Zihinsel Müdahale, Alternatif İnfaz Yöntemleri

    Beklenmeyen Şahit (1957 - Billy Wilder) Masumiyet Karinesi

    Karanlık Armonier (Bela Tarr) Anarşizm, Sanatsal Anlatı, Kitle Hareketi

    Munih(Steven Spielberg) Antisemitizm, Terörizm, İstihbarat

    Swenny Todd(Tim Burton) İngiliz Hukuk Eleştirisi, Burjuvazi Hukuk

    Dönüş (Andrey Zygenitsev) Çocuk Hakları

    Kış Uykusu (Nuri Bilge Ceylan) Ahlak, Etik, Elitizm, Toplumsal Sınıfsal Çatışma

    Bir Zamanlar Anadolu’da(Nuri Bilge Ceylan) Varoluşçu Hukuk, Hukuk Öznesi, Adil Yargılanma Hakkı

    Uzak (Nuri Bilge Ceylan) Anomi, Mekanik Dayanışmalı ve Organik Dayanışmalı Toplum Çatışması

    5 Vakit(Reha Erdem) Mekanik Dayanışmalı Toplum

    Hayat Var(Reha Erdem) Çocuk Hakları, Çocuk İstismarı

    Kenan ile Yusuf(Ömer Kavur) Çocuk Hakları, Suça İtilen Çocuk, Çocuk İnfazı

    The Network(Sydney Lumet) Medya, Gösteri Toplumu, Rıza Üretimi, Yanlış Bilinç

    Yazgı(Zeki Demirkubuz) Varoluşçu Hukuk, Hukuk ve Adalet Ayrımı

    Sigara İçtiğiniz İçin Teşekkürler(Jason Reithman) Medya, Lobicilik, Burjuva İdeolojisi

    Bab’ı Aziz(Majid Majidi) Mistisizm

    Serçelerin Şarkısı(Majid Majidi) Çocuk Hakları, Doğu Toplumunda Çocuk, Ekonomik Sınıfsal Ayrımlarda Çocuk

    Novaya Zemlya(Alexandre Melnik) Post-Apokaliptik, Alternatif İnfaz, Alternatif Adalet, Medeniyet Fikri

    Tramvay(Olgun Arun) Kriminoloji, Durkheim Anomi

    Sivas(Kaan Müjdeci) Çocuk Hakları, Hayvan Hakları, Hobbes İnsan Doğası

    The Hunt(Thomas Vinterberg) İskandinav Hukuk Realizmi, Masumiyet Karinesi, Lekelenmeme Hakkı

    Yozgat Blues(Mehmet Fazıl Coşkun) Anomi, Toplumsal Çatışma, Anadolu Kültürü

    7.Mühür(Ingmar Bergman) Alegori, Din-Vicdan-Adalet-Kültür Karmaşası

    Underground(Emir Kusturica) İstisna Hali, Olağanüstü Hal, Sosyalist Devrim ve Savaş

    Seven (David Fintcher) Dante İlahi Komedya, Suç ve Günah İlişkisi, Amerikan Hukuk Realizmi

    Fight Club(David Fintcher) Anarşizm, Burjuva İdeolojisi Eleştirisi, Kapitalist Eleştiri, Cinsel Kimlik Çatışması

    Elephant Man(David Lynch) Pozitif Ayrımcılık, İnsan Hakları Teorisi
    7.Kıta(Michael Haneke) Organik Toplum Örneği, Anomik İntihar, Prüten Birey, Weber ve Durkheim

    Beyaz Band(Michael Haneke) Çocuk Hakları, Çocuk İstismarı

    Saklı(Michael Haneke) Etnisite, Masumiyet Karinesi, Göçmen Sorunu

    Karanlıkta Dans(Lars von Trier) İskandinav Hukuk Realizmi Eleştirisi, İdam Cezası

    Dogville(Lars von Trier) Katarsizm, Brehtyen Sinema(İdiopati ve Heteropati)

    Guguk Kuşu(Milos Forman) Akıl Hastalığı Mefhumu, Adli tıp ve Adli Psikoloji

    Kan Dökülecek(Paul Thomas Anderson) Amerikan Devrimi, Burjuva İdeolojisi, Din-Burjuva Eleştirisi, Irkçılık

    Snowden(Oliver Stone) özel Hayatın Gizliliği, İstihbarat

    The Salesman(Asghar Farhadi) Doğal Hukuk, Vicdan-Adalet-Hukuk İlişkisi, Doğu Toplumunda Adalet ve Hukuk

    Manifesto(Julian Rosefeldth) Literatüre Yön Veren Tüm Akımlar

    The Square(Ruben Östlund) Hobbes İnsan Doğası, Organik Dayanışmalı Toplum, Elitizm, İskandinav Hukuk
    Realizmi

    I, Daniel Black(Ken Loach) Bağımsız Sinema, İnsan Hakları, Sivil İtaatsizlik, Sosyal Güvenlik Hakkı, Bürokrasi Eleştirisi

    Leviathan (Andrey Zvyagintsev) Doğal Hukuk, Pozitivist Hukuk, Adalet ve Hukuk Ayrımı

    Abluka(Emin Alper) İstisna Hali, Olağanüstü Hal, Olağanüstü Hal Türkiyesi

    Sarmaşık(Tolga Karaçelik) Alegorik Anlatım, Toplumsal Sınıflar, Otorite, İktidar-Tiran Çekişmesi, Etnisite

    İtirazım Var(Onur Ünlü) Din ve Din Adamı Kavramı, Dogma-Rasyo Ayrımı

    Zengin Mutfağı(Başar Sabuncu) İstisna Hali, Olağanüstü Hal, Olağanüstü Hal Türkiyesi, Sendika, Milis Kavramı

    Loveless(Andrey Zvyagintsev) Çocuk Hakları

    Mudbound(Dee Rees) Klux Klu Klan, Irkçılık, Amerikan Kırsal Toplumu, Sınıfsal Çatışma

    Ahlat Ağacı(Nuri Bilge Ceylan) Anadolu’da Din-Birey-Eğitim-Kültür Dejenerasyonu, Etik ve Ahlak, Din, Sıkışmış Birey

    Radiogram(Rouzie Hassanova) İstisna Hali, Olağanüstü Hal, Sosyalist Devrim ve Savaş

    Anons(Mahmut Fazıl Coşkun) İstisna Hali, Olağanüstü Hal, Olağanüstü Hal Türkiyesi

    Climax(Gaspar Noe) Hobbes İnsan Doğası

    American Psycho(Marry Horron) Organik Toplum Örneği, Anomik İntihar, Prüten Birey, Weber ve Durkheim

    Florida Project(Sean Baker) Bağımsız Sinema, Çocuk Hakları, Sınıfsal Çatışma, Ekonomik Yıkım

    Dangal(Nitesh Tıvari) Doğu Toplumunda Kadın, Kadın Hakları
    Dr.Death(Clive Entwistle) Ötanazi

    Milyon Dolarlık Bebek(Clint Eastwood) Ötenazi

    Öldürmek Üzerine Kısa Bir Film(Krzystof Kieslowski)
  • Fizyolog, bir bitkinin ya da bir hayvanın yaşamından söz ettiğinde, burada gördüğü şey, tek ve bölünmez bir karakterden çok, bir yığılma ayrı ayrı milyonlarca örnekten oluşan bir kolonidir. Kendi aralarında birbirlerine sıkıca bağlı, birbirlerinin iyiliğinden ya da kötülüğünden etkilenen, ama her biri kendi hayatını yaşayan sindirim organlarının, duyusal, sinirsel organların, vs. federasyonundan söz eder size. Her organ, her organ parçası, gerektiğinde, yaşamlarına elverişsiz olan koşullara karşı mücadele etmek için bir araya gelen bağımsız hücrelerden oluşur. Birey, federasyonlar dünyasıdır, kendi başına bir kozmostur o!

    Fizyolog bu dünyada özerk kan hücrelerini, dokuları, sinir merkezlerini görür; işgalcilerle mücadele etmek için vücudun mikrop kapmış bölgelerine doğru yönelen milyarlarca beyaz zerreciği -fagositleri- fark eder. Dahası da var: Günümüzde fizyolog, her biri kendi hayatını yaşayan, kendisi için mutluluk arayan ve kendi dışındakilerle gruplaşma, işbirliği yoluyla buna erişen özerk elementlerden oluşan bir dünyayı her mikroskobik hücrede keşfetmektedir. Kısacası, her örnek/birey organlar kozmosudur, her organ hücreler kozmosudur, her hücre son derece küçük zerreciklerin kozmosudur; ve bu karmaşık dünyada, bütünün mutluluğu, örgütlü maddenin en küçük mikroskobik parçalarının tek tek yararlandığı mutluluk toplamına tümüyle bağlıdır.

    Böylece, yaşamın felsefesinde gerçek bir devrim meydana geliyor.
    Pyotr Kropotkin
    Sayfa 12 - Kaos Yayınları
  • 543 syf.
    ·Beğendi·Puan vermedi
         Kuşkusuz ki Marksizmin ve diyalektik materyalizmin en büyüleyici yanı, ancak sonsuz bir devinimin iç çelişkileriyle çözümlenen bir kavrayışın toplum hayatına yansıması olan gelir dağılımında tutunduğu eşitlikçi yaklaşımıdır. Bu, Marksizmin kabul edilebilirlik boyutu en tartışmasız olan fikridir. Tabi bu yalnız bir fikir olarak kalmaz ve Marx, büyüttüğü yöntemi ve ideolojiyi, tarifleri ve uygulanabilitesi olan pratikleriyle bir reçete haline getirmiştir. Yalnız, kapitalizmin de kendi adına bildiği bir şey varsa o da eşitlikçiliğin veya diyalektiğin gerçekten de çok az sayıda insanın umrunda olduğudur,emekçi olsun olmasın. Çünkü gelenekçi veya modern insanın yapı taşı statükoculuğa evrilmiştir(metafizik miras) ki bilimin ilerleyişine oranla bu yöntemin toplum hayatındaki yeri ve önemi pek değişmemiştir. Çünkü herkes aynı şeyi yiyip içse,aynı şeyi giyse ve piramidin aynı haznesinde otursa da insan ruhunun dehlizlerinde tanımsız bir sınıf ve sınıflandırılma iç güdüsü yankılanmaktadır, kapitalizme göre. Salt bir içgüdü olarak doğrulayamasak da çokluk olan yerde bokluk olur demek daha yerinde olabilir belki. (Burda "cahil bırakılmış halk"tan bahsetmiyorum,en entelinden danteline kadar). (Gerçi Sosyalizm bir sınıfsızlıktan bahsetmez,daha çok "uzlaşmaz karşıtlık" seviyesindeki farkın "çelişki" boyutuna taşınmasını savunur. Komünizm sınıfsızdır). İnsan,yani beşer, kalıp halinde ona sunulan tanımları ve hap biçimindeki inan(ç)ları daha kolay hazmeder. Bunun tarihi tarım devrimine kadar uzanır(hatta öncesinde dahi vardır fakat hatlarının keskinleşmesini kastediyorum) ve malesef bir koyunu evcilleştirir gibi, yerleşik hayata geçen şeflikler ve devletler insanların genine binlerce yıl boyunca bu sınıf farklılığını olağanüstü bir sıradanlıkla! kodlamıştır. Din,para,hukuk,ahlak,kültür ve medeniyet kavramları birer enstrüman olmaktan öte müziğin ve notaların kendisine evrilmiştir ya da hep öyle olagelmiştir. Paradan önce,felsefeden önce,dinden önce hatta tarihten önce 15 20 kişilik gruplar halinde yaşayan avcı/toplayıcı kabilelerde bile bir eşitlik veya eşitlikçilik kavramı rağbet görmemiş,buna rağbet göstermeyen en koyu eşitsizlik taraftarları da kabilenin veya toplulukların statü olarak hep en alt sınıfında yer alan bireyler olmuştur nedense. (Marks bunu kabul etmez,kabile yaşantısını ilkel komün olarak tanımlar.)İşte ben tam da Politzer'i provake etmek adına "Bunun bir yazgı olduğu kanaatindeyim." dediğim anda Georges Politzer devreye giriyor ve bana "Sen lanet bir 19 yy. burjuvasısın ve dünyanın daha adil bir yer olabileceğini bilmene rağmen kendi konforundan ödün vermemek adına gerçekleri çarpıtıyorsun." diyor. Oysa ben eğer bir burjuvaysam yahut metafikizçiysem şöyle düşünüyorum; adalet, gelir dağılımdan veya yönetiminden ibaret değildir, gelir dağılımında ve yönetim mekanizmasında moda mod bir eşitliği(çelişkiyle sınırlandırılmış)yakalasak ve bütün formülasyonunu çözümlesek bile başka bir etiketle yine uzlaşmaz karşıtlıklarla dolu sınıflara ve savaşçı kabilelere ayrılacağız. Kolektif bir mülkiyet söz konusu bile olamaz. Bilakis özel mülkiyet kavramı, devletin bize sağladığı güvenli alan içinde yaşamak için bildiğimiz tek yöntem. Tabi burda bahsi geçen devletin kimin devleti olduğu ve kimleri güvenli alan içinde yaşattığı sorusu tartışmalıdır, o ayrı. (Bu da anarşizmin konusu)

    Gerek felsefesi gerek insanlık tarihinde yarattığı çalkantılarıyla Marksizmi topyekün hiçe saymak yahut dikkate almamak mümkün değil. Marksizmin iyi yanlarını alıcaz bilader. Lakin gerçekten de sosyalizmin kağıt üzerindeki tariflerinin çok çarpıcı vaadleri bulunsa da, en az kapitalizm kadar suistimale açık bugları olduğu da tecrübeyle sabit. Fakat şu da gayet açık bir şey ki, Marx'ın ve Engels'in kim olduğunu bilen ve ne söylediklerine kafa yoran bireylerin yaşadığı bir toplum,kapitalist bir düzensizlikle idare ediliyor olsa dahi daha ferah,daha aydınlık ve daha adil bir düzensiliğe(evet düzensiliğe,diyalektik)kanalize olacaktır. İşte bu noktaya gelmiş insanların okumaya başlaması gereken kitaplardan biridir "Felsefenin Temel İlkeleri". İsmindeki ciddiyet, insanda alengirli bir iç sıkıntısı yaratsa da, her şeyin net ve yalınca izah edildiği daha ilk sayfadan anlaşılacaktır. Yer yer diğer temel yaklaşımlara göz atsa da(varoluşçuluk,bilinemezcilik,olguculuk,gizemcilik,adcılık,pragmacılık vb.) kitabın adı "Marksizmin Temel İlkeleri" olsa daha uygun düşerdi ki bu, komünistlerde gördüğümüz kapalılığın bir tezahürü olsa gerek, yani felsefeyi Marx'la başlatıp, Marx'la bitirmek. Mesela Freud'e ve psikanalize duyduğu ilgiden sırf Freud'un öğretileri,kendi sosyalist tavrıyla ve partisiyle çeliştiği için vazgeçmiştir Politzer. Bu minvalde bir "Sofi'nin Dünyası" beklentisi yaratmasın kimsede, fakat dolu bir kitap ve onurlu bir duruş. Nitekim Georges Politzer Naziler tarafından kurşuna dizilirken de bu onurlu duruşundan vazgeçmemiştir.

         Marksizmle beraber, felsefenin, burjuvanın elinden sıyrılıp proleteryanın da anlayabileceği hatta yapabileceği bir şey haline gelme süreci(tekrardan diyelim)daha doğrusu bu sürece olan katkısı da işlenmiş ufaktan. Keza bu kitapta kullanılan dil bile kendince bir katkıdır bu sürece.

    Kızıl kafalı filozof "Yoldaş" Georges'un(ve Guy Besse'in ve Maurice Cavering'in. Kitap, Politzer'in notları baz alınarak bu ikilinin eklentileri ve kitaplaştırmasıyla oluşturulmuştur) savaşçı,sivri ve kararlı bir dili, tarzıyla ikna edici bir üslubu ve birikimiyle doyurucu bir arşivi var. Dünyanın değişmesi gerektiğine sarsılmaz bir inançla bağlanmış ve bunu kitabında kabak gibi de resmetmiş. Konular müthiş bir matematikle ve izana zorluk çıkarmayan bir yöntemle bölümlendirilmiş ve sıralanmış. Her bölümün sonunda "Yoklama Soruları" var ki kendinizi bir sınava tabi tutuluyor gibi hissedebilirsiniz. Tabi aleni bir propaganda kokusu kitabın geneline hakim. "Düşünmek yetmez pratiğe dökmeliyiz." diye her fırsatta söylenip duruyor zira yazar(lar). Lenin'e olan düşkünlüğü bir nebze olsun anlayabiliyorum ama kitapta Stalin gibi bir ucubeden bu kadar bahis açılması ve alıntı yapılması neden kaynaklanıyor bilemedim veya yakıştıramadım. Fakat kabul etmek gerekir ki sincap Stalin'in, SSCB'nin kendi özgüllüğü içinde evrensel proleter devrim düşüncesinin neresinde,nasıl ve hangi süreçlerden geçerek kendine yer edindiğine dair dikkate değer çözümlemeleri, sıkı felsefi ve ekonomik tezleri, politik görüşleri ve kehanetleri var.

    Gelgelelim,

    Sosyalizm fikri yeterli mi veya şart mı bilemem fakat acı çeken her beynin, dönüşen ve gelişen bir dünya için savaş verdiğini göz önünde bulundurursak,bu kitap, sosyalistlerin elinde bir kılıç kadar keskin kanaatimce. Fakat her türden düşünce veya ideoloji bu eserdeki içerikten kendine pay çıkaracak bir derinlik de bulacaktır, bulması gerekir.

    Marx öyle bir diyalektik geliştirmiştir ki kendi "madde ve hareket" usavurumuyla açıklanmayan bir tanrıtanımazlığı dahi kabul etmez ve metafizikten ayırmaz. Sosyalizmin bir bilim olduğunu varsayar. Varolmuş ve varolagelen bütün toplumları ve yönetim biçimlerini üretim ilişkileriyle açıklar ve tezlerini iktisadi temeller üstüne oturtur. Bu görüşünü, madde kadar nesnel bir gerçeklik sayar. Maddenin de ezeli ve ebedi olduğunu söyler ve eğer bir tanrı varsa o da maddenin özgül ve evrensel doğasındaki hareket zorunluluğundan başka bir şey değildir der. Yani "Eğer bir yansıma varsa bu maddeden bilince doğrudur bilinçten maddeye değil"der.

    Şöyle yazmış mesela Stalin "Anarşizm mi Sosyalizm mi?" adlı yapıtında:

    "Marksizm-ister doğa yasaları, ister ekonomi politik yasaları olsunlar- bilim yasalarını, insan iradesinden bağımsız olarak etkilerini sürdüren, nesnel süreçlerin yansımaları olarak anlar."


    Doğrudur yanlıştır tartışılır fakat diyalektik materyalizm gerçekten de olağanüstü farkındalıklı bir kavrayışın ürünüdür. Mesela önceki ekollerden farklı olarak, herşeyin tamı tamına birbirine bağlı olduğunu ve birbiriyle içiçe geliştiğini söyler ve detaylandırır. Üstelik belki de bilinemeyecek hiçbirşey kalmayana kadar. (Karşılıklı etki ve evrensel bağlantı yasası)...

    Misal:

    Metafizik yöntem bir bilim adamının yalnızca bilim yapmasını,iyi bir bilim adamı olmasını, gerisini kilisenin(veya otorite kimse artık) ve devlet adamlarının işi olduğunu öğütlerken;diyalektik, iyi bir bilim adamı olmakla beraber masum insanların hayatlarına mal olacak bir atom bombasını üretirken bu işin ahlaki ve vicdani boyutunu da göz önünde bulundurmasını bekler o bilim insanınından. Bir yüzücü "Ben siyasete karışmam,ben bir sporcuyum,siyaset benim işim değil." derse, yarışın yapılacağı olimpik havuzun ödeneğini karşılayamayan bir iktidar partisi yüzünden sporunu yapamayacak hale gelecektir. İşte buna diyalektikte evrensel bağlantı yasası denir, ki haçlı ordusuna katılanlara cennetten tapu dağıtan papanın renkli fantezi dünyasına(metafizik yöntem) oranla gayet realist bir yaklaşımdır.

    Diyalektiklerin karışmaması açısından belirtmek gerekir ki, Hegel'in idea adını verdiği dünyanın yalnızca "Fikir"in dışsal ve görüngüsel biçimi olduğu savına karşılık, Marx'ın diyalektiği, tersine,fikrin, maddi dünyanın insan aklındaki yansıması olduğunu savunur. Adı da bu yüzden "materyalist"tir ki bu iki düşünce de diyalektiğe dayanmasına rağmen neredeyse taban tabana zıt bir güzergah izlerler doğal olarak.Şunu da belirtmek isterim ki "materyalist" tanımının maddeye,zevke,hazza ve eşyaya tapınan bir zihniyeti tanımladığı yanılgısı, üstünde çalışılmış emperyalist bir projenin tezahürüdür. Bu oyunla ilgili bir kısım kitapta da mevcut.

    Velhasıl kitap, diyalektik materyalist felsenin diğer felsefi görüşlere( özellikle metafizik görüşe) olan üstünlüğünü ve uygulanabilirliğini, doğa yasalarıyla toplumsal yapılar ve olaylar arasındaki nesnel, diyalektik ve evrimsel paralelliği dizgelemiş.

    Okunması ve üstünde durulması gereken, kendine ait görüşü savunabilme noktasında, iddiasının hakkını veren başarılı bir çalışma.

    Işıklar içinde uyusun Politzer reis.