Kitabımız aslında aşk üzerine sevgi üzerine geçmişten günümüze kadar gelen gelişimi inceliyor. Bunu incelerken toplumun bir çok farklı unsurunu ele alıyor. Fransız İhtilali’nden Sanayi İnkılabına, Rönesans’tan Reforma bir çok gelişim dönemini, sevgi üzerinden inceliyor. Görücü usulünden aşk evliliğine geçiş süreci üzerinde çok fazla duruluyor.
Birinci ve ikinci hümanizm adı verilen iki farklı dönemi uzun uzun anlatıyor. Bunun dışında yine milliyetçilik ve devrimcilik üzerine uzun bir bölüm okuyoruz. Son bölümde eğitim ve sanat üzerinden sevgi konuşuluyor. Eğitim üzerine yapılan çıkarımlar, bir öğretmen olarak benim için çok değerliydi. O bölümde çoğu kısmın altını çizdim diyebilirim. Bu bölümde bulunan aile ve öğretmen arasındaki fark çok güzel işlenmiş. Bireylerin eğitim öğretimden nasıl faydalanması gerektiğini çok güzel anlatmış. Bunun dışında kitapta Claude Capelier ile yazarımız Luc Ferry arasında geçen diyaloglar da çok fazla yer alıyor. Aslında bir fikir üzerinden iki kişi kendi tezlerini savunuyorlar ve tartışıyorlar.
Tamamen sevgi üzerine felsefe kitabı olan bu eser sevginin her anlamını içeriyor. Modern olarak aşk evliliklerinin ne kadar mantıklı ve doğru olduğunu savunuyor. Toplumun gelişiminin sevgi üzerinden yapılanması gerektiğini savunuyor.
Birbirimizi anlamamız için, çevremizdeki ilişkileri anlamamız için, öğretmen öğrenci ilişkisini anlayabilmemiz için faydalı bir kitap olduğunu düşünüyorum.