Dexter
Sorsan ikimiz de maviydik.. Ama birimiz deniz, birimiz gökyüzü. Anlatabildim mi?

A DIAGNOSIS FOR INDIVIDUAL CRIMINAL BEHAVIOUR

Teorik olarak tüm insanlar, insan da dahil her türlü canlıya zarar verme potansiyeline sahip. Ne yazık ki işin uzmanları için bile bir kişiye ilk bakışta tanı koymak çok zor, hele ki baktığınız kişi bir sosyopat veya psikopatsa. Seri katillerin kriminal, sapkın ve istismar edici davranışlarının neredeyse %99’u bir amaca yönelik, yani doğaçlama suç işleme durumları oldukça nadir. Çoğunluğu sanılanın aksine toplumdan dışlanmış, münzevi, sosyal olarak uyumsuz kişiler değiller. Canavar görünüşlü değiller ve dışarıdan baktığınızda pek de dikkatinizi çekecek şekilde tuhaf davranmazlar. Pek çoğu içinde bulundukları topluma karışır ve oldukça normal davranışlar sergiler. Hatta geçmişteki örneklere göre birçoğu evli, çocuk sahibi ve iyi gelir getiren işlere sahipler. İnsanlar arasında çok rahat karışabildiklerinden dolayı tespit edilmeleri her zaman zor olmuş. Sık sık düşülen hatalardan birisi de seri katillerin motivasyonunun cinsellik olduğu düşüncesi; sadece heyecan yaşamak için, öldürdüğü kişinin mal varlığına konmak için ve en tuhafı da sadece dikkat çekmek için birçok cinayet işleyenleri var; bu son grup içinde beni en şaşırtanı yakın zamanda ortaya çıkan ve yakalanan, henüz yirmili yaşlarında birçok estetik operasyon geçiren Luka Magnotta( https://www.youtube.com/watch?v=Cn1v3btU3tU ) .

Bu kitabı sevdim çünkü gerçek olayları ele alıyor, ama bunları anlatış biçimi sanki bir yandan polisiye roman okuyor gibi hissettirirken diğer yandan da birçok şey öğretiyor(bayılırım öğretici kitaplara). Kitapta çok ilginç yaşantılar öğrenmenin yanı sıra bu konuda birçok bilginin sadece şehir efsanesi olduğunu da anladım, örneğin; Sevil Atasoy ‘’Seri katiller zeki insanlar değillerdir, aksine akılsız hareketlerde bulundukları daha sık görülür’’ diyor(tabi örnekleriyle). Seri katiller ile ilgili diğer mitler(yanlış bilinenler); ‘’Seri katiller yakalanmak ister’’, hayır seri katiller birkaç suçun ardından yakalanmayınca özgüvenleri gitgide artar ve bunun sonucunda da daha rahat davranmaya ve hata yapmaya başlarlar, bu özgüvenli rahat tavırları da insanlar tarafından ‘bilerek yakalandı’ şeklinde yorumlanır. Çok rahat davranırlar çünkü asla yakalanamayacaklarını zannederler. ‘’Seri katiller çok zeki, canavar ruhlu insanlardır’’ da bir diğer şehir efsanesi; Atasoy’un da belirttiği gibi eğer dâhisi varsa muhtemelen onlar şu hiçbir zaman yakalanamamış olan azınlık içindeler, kusursuza yakın bir suikastten sonra sadece plakasız araçla dolaştığı için polise takılarak tesadüfen yakalanan Timothy McVeight bu akılsızlardan sadece birisi. Filmlerde sıkça görüldüğü üzere katilin uzak mesafelerde cinayetler işlemesi de yine nadir görülen bir durum; çoğunluğu dar bir çevrede cinayetlerini işliyor ve bir ‘çapa’ merkeze sahipler yani etrafından fazla uzağa gitmedikleri, kendilerini güçlü hissettikleri bir güvenli alanları -comfort zone- var. Özellikle de deneyim kazanmadan uzaklara gittikleri pek görülmüyor. Kitapta sadece katillerin psikolojilerini okuyacaksınız gibi bir yanlış anlama olmasın; olay yeri bulguları ve nasıl değerlendirildikleri, hangi bulgunun ne değer taşıdığı ve nasıl kullanıldığı, her ceza alanın suçlu olmayabileceği, geride kalanların yaşantıları gibi konularda da çok şey göreceksiniz. Mesela bir damla kan lekesinin suçluyu tespit etmede, DNA tespitinden daha etkili olduğunu öğrendiğinizde şaşırabilirsiniz. Dexter dizisini örnek alarak cinayet işleyen bir sürü genç katil olduğunu öğrendiğinizde de aynı şekilde.

Kitap boyunca; Hastalarına iyilik yaptığını iddia eden sağlıkçı katillerden, namus için 3 kızını ve cinayet olduğu anlaşılmasın diye eski karısını da onlarla birlikte öldüren afgan babaya(ve ailesi), sadece ama sadece ilgi çekmek ve ünlü olmak için kedi boğazlayan vidyolar çekerek internete atan daha sonra bir insanı da katletmeye kadar giden genç katilden neredeyse 40 yılını işlemediği bir suç yüzünden mahkum olarak geçiren masum insanlara kadar, inanılmaz yaşanmışlıklara şahit oluyorsunuz.

Bu kitabı konuya ilgisi olan herkese öneririm ama özellikle de hukukçuların ve psikologların okuması gerektiğini düşünüyorum, meslekleri açısından çok faydalı olabilir. Amatörlere gelince, izlediğiniz polisiye dizilere ve okuduğunuz polisiye kitaplara artık sadece okur olmanın ötesinde amatör bir dedektif olarak yaklaşacağınızdan eminim.

Kitaplara 'öğreticiliğine göre' değer biçen bir insan olarak bu kitaptan da bir şeyler öğrendim, bir kısmını da sizlerle paylaştım, şimdiden keyifli okumalar =))

JuvenâL Outsmart, bir alıntı ekledi.
29 Nis 16:48 · İnceledi

Dexter Etkisi
Sado-mazoşist Jessica Lopez, iki kişiyle birlikte, genç bir kızı boğdu. Mahkemede, ''sanki Dexter ne yapacağımı kulağıma fısıldıyordu'' cümlesiyle kendini savunmaya kalktı. Benzer şekilde babasının boğazını kesen İsveçli genç kız itirafını ''Dexter'a tutkunum'' cümlesiyle noktaladı. Bunlar, milyonların keyifle izlediği ''Dexter'' dizisi yüzünden katile dönüşen kadın ve erkeklerden sadece birkaçı.

Acayip İşler, Sevil AtasoyAcayip İşler, Sevil Atasoy

Yerli polisiyenin godfatherından sınırlarının ötesinde bir eser.

Bir yanda pedofili, bir yanda mülteciler, bir yanda organ mafyası. Evet, bu kitabın acısı çocuklar. Hayal dünyası sınır tanımayan, masumiyetleriyle hayata olan inancımızı tazeleyen, evin neşesi kabul edilen çocuklar. Henüz anne değilim ancak teyzeliği tattım. Belki de bu yüzdendir ilk kez polisiye okurken duygulandım. Bütün polisiyelerde işin doğası gereği cinayet vardır. Dolayısıyla moral bozan pek çok faktörle karşılaşıyorsunuz okurken tecavüz, işkence, ölüm gibi. Ancak bunları okumaya bir süre sonra alışıyorsunuz ve polisiye okumak moral bozucu bir aktivite olmaktan ziyade kovalamaca heyecanına dönüşüyor. Fakat bu kitap öyle olmadı benim için. Hem inceleyeceğim hem de biraz içimi dökeceğim.

*İncelemenin devamı spoiler içerebilir*

Ahmet Ümit'e övgüler yağdırmak istiyorum. Polisiye ile siyaseti, tarihi, toplumsal sorunları bu kadar iyi harmanlayabildiği için. Bu sefer bir seri katil yaratmış kendisi. "Körebe" Karakteri okurken aklıma direkt yıllarca hayran hayran izlediğim Dexter Morgan geldi :) Minicik bir çocukken çok büyük bir travma geçirmiş Körebe. Hayata olan inancını yitirmiş. Birçok şeyi başarmış ancak yeterli hissetmemiş. İntikam istemiş. İnsanların canını yakanların canını almış. Körebe, okura vicdanını sorgulatan bir karakter. Bir seri katil için "ohh iyi ki öldürmüş!" derseniz ister istemez vicdanınızı kontrol ediyorsunuz. Günümüzde çok karşılaştığımız bir konu bu aslında. Katillerin iyi halden ceza indirimi alması, tecavüzcülerin tutuksuz yargılanması, sapıkların ceza bile almadan aramıza karışması. İşte Körebe, kendi travmasının başrolündeki canavarın kopyalarını öldürüyor. Polisin yakalayamadığı, hukuk sisteminin şımarttığı canavarların katili oluyor. Dexter'ı izlerken de Körebe'yi okurken de aynı şeyi hissettim. Elinize sağlık!

Kitabın diğer odak noktası ise mülteciler. Canlarını kurtarmak için savaştan kaçan ve sığındıkları ülkede ölen mülteciler. Yazarımız yine okurlarını vicdanlarıyla yüzleştiriyor. Toplumsal düzeni bozdukları için onlara nefret kusmak mı? Onlar da insan ve yardıma ihtiyaçları var demek mi? Para için küçücük çocuğun böbreğini satan Medeni ve hayat dolu minik kız Azez üzerinden vicdani sorgunuzu bir güzel yapıyorsunuz. Umarım birgün hepimiz Azezlerin umudu oluruz.

Hem seri katil kovalamacası olsun, hem toplumsal mesaj versin biraz da vicdanımla beni yüzleştirsin, ama ne olursa olsun temposu ilk sayfadan son sayfaya kadar hiç düşmesin diyorsanız buyrunuz efendim Kırlangıç Çığlığı :)

Keyifli okumalar!

Cemre Kıymaz, Paranoya'yı inceledi.
28 Mar 23:22 · Kitabı okudu · 1 günde · 8/10 puan

Toplumun kafasında belli bir görüntü oluşur senin hakkında ve onu degistirmen imkansiz olur. Topluma gore de yasayamazsin, kendine gore de. Arada kalmak kotu birsey, iyi birsey yapsan gormezen gelinir, kotu birsey yaptiginda ya da yapildiginda suclu direk seni kabul ederler. Dexter icin üzüldüm, sonu boyle olmamaliydi. Ama guzel akici bir kitap oldugunu itiraf etmeliyim.

Sana güvenen bir insana yalan söyleme. Sana yalan söyleyen bir insana asla güvenme.


Dexter

Sana güvenen bir insana yalan söyleme. Sana yalan söyleyen bir insana asla güvenme...

Dexter