Adamcağız çaresiz onları oyalamaya çalışırken ani bir manevrayla sahneyle yöneldim, paraşütümü indirmeden bilgisayarı Maksimus’a fırlattım. Pası aldı, şık hareketlerle kabloları bağladı ve beklenen oyun sayemde başladı.
Altın kupa Kürşat’ın elinde sadece birkaç saniye kalabildi, sunucu Zebra Ağabey kupayı geri alıp bana uzatarak, “Buyur evlat, bu ödül senin hakkın!” dedi. İnanılmazdı, kazanmıştık!
Passeportout saat sekizi beş geçe rahibi bulmak üzere evden sevinçle koşarak çıkmıştı. Doğru rahibin evine gitti. Ama rahip evde yoktu. Yirmi dakika bekledi. Saat 8’i 35 geçe de yerinde durmaz bir hâldeydi. Şaşkınlık ve sevin içindeydi. Rahiple görüştükten sonra saç baş dağınık, son hızla koşup eve geldi. Phileas Fogg’un odasına girdi, ama konuşamıyordu.
Babamla Necati ağabey çok heyecanlandılar. Necati ağabey mutlaka bu trene binmeliymiş, okuldaki çocuklara hava atacakmış, benim söylemem gereken cümleleri o söylüyor. Bazen karıştırıyorum, onlar mı çocuk ben mi pek emin değilim.