"Tüm muhteşem hikâyeler iki şekilde başlar." Paul'un melodi gibi çıkan sesi aramızdaki sessizliği dağıttığında gülümsedim. "Ya bir insan bir yolculuğa çıkar..."
"Ya da şehre bir yabancı gelir," diyerek Paul'a eşlik ettim.
"Aynen öyle," dedi başını ağır ağır sallayarak. "Peki, bu muhteşem hikâyenin yabancısı hangimiz oluyoruz?"
"Bir hikâyemiz mi var?" diye sordum düz bir sesle.
Bunu bilerek yapmıştım. Açıkça bana yürüyorsa ağırdan alan taraf olmayı seçiyordum.
"Bu geceyle birlikte neden olmasın diyebiliriz bence." Dudağının hemen alt çaprazında belli belirsiz bir gamze belirdi.