“Fakat ruhunun derinlerinde bir
sancı saklıydı: Olduğundan farklı olma arzusu. Bu, bir insanın kaderden yiyebilecegi en büyük silledir. Olduğundan farklı olma arzusu: Kalpte yanan hiçbir arzu daha acı verici olamaz. Çünkü insan hayata ancak kendi kendisi ve dünya için taşıdığı anlamla uzlaşarak katlanabilir.”
“Çünkü tutkunun özünü mantık teşkil etmez. Ötekinin ne verdiği tutkunun hiç umurunda değildir; o kendini bütünüyle ifade etmek, bütünüyle yaşamak ister, karşılığı yalnızca tatlı duygular, nezaket, dostluk ya da sabır olsa bile. Her büyük tutku umutsuzdur aksi taktirde tutku değil.”
“Rüya, arzu, kibir, bencillik, aşk deliliği, kıskançlık ve intikam hırsı insanın gecesinde, tıpkı çöl gecesindeki puma, akbaba ve çakal gibi pusuya yatmıştır.”