uyuşamayız, yollarımız ayrı;
sen ciğercinin kedisi, ben sokak kedisi;
senin yiyeceğin, kalaylı kapta;
benimkisi aslan ağzında;
sen aşk rüyası görürsün, ben kemik.
ben bildigin kadınlardan değilim
anlamam cilveden
anlamam nazdan,
öyle kırıtmalara da gelemem hiç.
dobradır konuşmalarım
çekemem sürmeyi gözden,
bilmem yalanı, dolanı
küskünlüğüm zaten bu yüzden.
aydınlığın sızdığı güzelliklerden sesleniyorum,
tutamıyorum hayatımı içimde.
ne de güzel parlıyor
siyah bir ışık gibi
parıltılar nasıl peki ince bir yıldız misali
görüyor musun azizim? her yer su
üst kubbe yağmur alt kubbe deniz.