Ben artık yoruldum ve fazlaca doldum. İçimdeki minik kızı ezmekten, duygularımı törpülemeye çalışmaktan ve çokça nankörlükten. İki güzel söze tav olmaktan, yüreğimin kapılarını hep açık bırakmaktan, her defasında süründürülmekten. Evet, böyle keskin noktalardan da, ardı sıra kuyruklanıp başı ucu belirsiz virgüllü cümlelerden de. Ben, çokça. Yıldım, yıprandım, yıkıldım. Ama sen yapma miniğim, kimseyi bu kadar kendinden çok düşünme, göğe yükseltme.