Dindar biri değilim, hiç olmadım. Ama samimiyetime inanmanızı rica ederek söylüyorum, herkesin inancına göre yaşayabileceği bir ülke için canımı veririm. Bu ülkenin genç kızlarının hatırladığımda bile tüylerimi diken diken eden “ikna odaları”na alındıklarını öğrendiğimde hissettiğim utanç ve kahır emin olun bugün hissettiğim kahırdan bin kat fazladır. Benim için başörtülü bir genç kızı ikna odasına alıp zulmeden bir “kadının” bir solcuya işkence yapan bir polis şefinden hiçbir farkı yoktur. İnsanların zihinlerine yapılan işkence bedensel işkenceden çok daha ağır zarar verir.
Türkiye’nin eğitim anlayışı öğrencinin kişiliğini ezmek ister, tek tip insanlar olsunlar, itaatkâr olsunlar. Birey olsun istemez. Birey özgürlüğünü talep eder çünkü.
Sayfa 91 - Can Sanat Yayınları, Aralık 2014·Kitabı okudu
Bir kitabı televizyona uyarlamak ile sinemaya uyarlamak arasında büyük fark var. Benim için sinema sanatsal bir biçimdir ve edebiyat eseri ona boyun eğmelidir. Televizyonda ise tam tersine sanat eseri olan kitaptır; amaç, televizyon seyircilerinde o kitabı okuma arzusu uyandırmaktır.
Sayfa 179 - Michael Haneke, Haneke Haneke'yi Anlatıyor adlı kitaptan
Insanlar da, toplumlar da gerçekle yüz yüze geldiğinde, yutamayacağı bir lokma ise etrafından dolaşmaya, onu sahte imgelerle değiştirmeye çalışıyor. Edebiyatın işlevi "yemezler" demek olmalı.