öyle yorgunum öyle yorgunum öyle yorgunum ki öyle yorgun
beni artık sadece anlaşılmak dinlendirir
anlattıkça dinlenirim lakin
anlatmak ama konuşarak değil
anlatmak ama dokunarak değil
anlatmak ama dinleyerek değil
anlatmadan anlatmak ve anlaşılmak
sonra biraz yağmur
biraz uyku
yedi yılda kaç gün var bıraktım artık saymayı
bıraktım artık saymayı ikibinküsürden sonra
yedi yılda kaç acı kaç ağrı kaç yalvarış
bu kafayı bu gövdenin üstünde
bundan sonra bu kadar dik tutamam istesem de
düşüyorum
senin gönlün daima meshur ve musahhardır, mazursun.
sen gamın ne olduğunu hiç bilmedin, mazursun.
ben sensiz bin gece kan yuttum,
sen bir gece sensiz kalmadın, mazursun!