“Sözcüklerin yumuşak ve korunaklı güzelliğinde bir şifa arıyoruz ama bazen susmak şifadır. Gidilmeyen yolların, aşılmayan tepelerin, görkemi karşısında dilin yetersiz kaldığı acıların karşısında susmak.”
“Güzellik bizi açar, çirkinlik ruhumuzun algı gözeneklerini tıkar ve bizi kapar. Algı ve duyarlılıklarımız körelir. Etrafımızda olan bitenleri görmek, hissetmek ve onlara dokunmak bize zor geldiğinde, bütün bunlar artık ruhumuzu okşamadığında kendi bedenlerimizin içine kapanırız. Güzelliğin kesintisiz yokluğu olarak çirkinlik, zaferini ilan eder. “
“Bazen depresyon süre giden bir çirkinliğe verilmiş bir direnç tepkisidir. Bize mevzilerinden ateş yağdıran bir çirkinliğe karşı ruhumuzu sakınmak ister, sipere yatarız. Çirkin şehirler, çirkin ilişkiler veya çirkin sözler karşısında geri çekilmek, varlığımızı savunmak için son çare olur.”
“Koşmak zorunda değilsin, düşersen kalkmak zorunda değilsin. Düştüysen bir süre çayır çimenin tadını çıkar. Sana sürekli koşmanı söylüyorlar. Yarışmanın, birilerini arkada bırakmanı, ipi önce göğüslemeni bekliyorlar. Hep daha hızlı koşmanı istiyorlar. Bense sadece annenin çocukluğunda söylediği bir sözü hatırlatacağım: koşma, düşersin.”