• 574 syf.
    ·Beğendi·10/10·
    Kitabı okumamın üzerimden bir hayli zaman geçti ancak kitabın bıraktığı tad gerçekten hala aklımda.filmini izledim yakın zamanda aklıma geldi kitabı da elbetteki kitap filminden on bin kat daha güzel filmi de harikaydı ama kitaptan uyarlama her film gibi önce kitabı okuyanlar filmde kitabın tadını bulamaz.kitap o kadar akıcı ki elinizden bırakamıycaksınız.hüzünlü bir hikaye ikinci dünya savaşı birçok açıdan ele alınmış taraf tutmak amacını hiç hissetmedim aksine savaş ve etkileri her yönüyle yansıtılmaya çalışılmış.hüzünlü ama gülümseten de bir dili var bayılmıştım kitaba şuan çok okuyasım var en kısa zamanda tekrar okuycam
  • Harbiye Nazırı Enver Paşa?
    Oldukça genç yaşta Türki­ye’nin kaderini yön vermek için göreve çağırılan bu adamın genel portresini çizmek için, ilk önce, dünyanın onun hak­kında ne hüküm verdiğine bakılmalıdır. Çok yönlü kişilik yapısından dolayı Enver Paşa, “Türk savaş yöneliminin Ru­hu”, “Diktatör”, “Hürriyet Kahramanı”, “Politik Maceracı”, “Katil”, “Müslüman dünyanın vebası” diye isimlendirildi. Bu kadar tanımlamadan bile, bu adamın büyük bir kişiliğe sahip biri olduğu anlaşılabilirdi. Çünkü —hangi anlamda olursa olsun— pek çok kişinin, hâttâ hasımlarının tenkitleri­ne rağmen, her şeye kafa tutan bu genç adam, gerçekten emsalsiz biri idi.Keza aynı şekilde, dar anlamda da aynı resmi görmek pekâlâ mümkündü.Onu; çok cesur bir deli, yalnız kendini düşünen bir ik­bal perest, çok büyük strateji kuran bir teşkilâtçı, alev alev yanan bir vatansever olarak gören pek çok dost ve düşmanı olduğu gibi, aşağılık ikiyüzlüler veya koruyucuları da vardı.Bu hüküm kargaşası içinde bir kişinin karakter yüksek­liğini veya zayıflığını, gayelerini ve plânlarını, hareketlerini ve tavırlarını bu noktadan hareketle, ona biçilen değeri gö­rünüşte çözmeye çalışmak, ancak bir deneme olacaktır. Çünkü; bir başka insanın varlığının bütün ayrıntılarını so­nuna kadar anlayabilmeyi başarmak, bir düşünce dünyası­nın gizli boşluklarına kadar inmek, herkesin kendi içinde sakladığı asıl gücünün sırrını çözmek herkese farklı gelen ve gelişimini belli bir hedefe yönlendirip bütün çıplaklığıyla ortaya çıkarabilmek nasıl mümkün olabilir ki?Bir ışık huzmesi içinde bir yıldızın yolu ve hareketinin hızı ne kadar takip edilebilirse, Enver Paşa’nın tuttuğu veya tutmak zorunda kaldığı yoldaki davranışı ve yaptıkları da ancak o kadar takip edilebilirdi. Ruhu, yokluğun karanlığı­na dalıp, vücudu kara toprağa girinceye, dili ansızın susuıı- caya kadar, onu yürekten harekete geçiren, ruhunu doldu­ran, ileri gitme arzusu ile yakan ve daima yeniden kavgaya sokan karakteri, sadece onun tarzı idi
  • Enver Paşayı çok cesur bir deli, yalnız kendini düşünen bir ik­bal perest, çok büyük strateji kuran bir teşkilâtçı, alev alev yanan bir vatansever olarak gören pek çok dost ve düşmanı olduğu gibi, aşağılık ikiyüzlüler veya koruyucuları da vardı.Bu hüküm kargaşası içinde bir kişinin karakter yüksek­liğini veya zayıflığını, gayelerini ve plânlarını, hareketlerini ve tavırlarını bu noktadan hareketle, ona biçilen değeri gö­rünüşte çözmeye çalışmak, ancak bir deneme olacaktır. Çünkü; bir başka insanın varlığının bütün ayrıntılarını so­nuna kadar anlayabilmeyi başarmak, bir düşünce dünyası­nın gizli boşluklarına kadar inmek, herkesin kendi içinde sakladığı asıl gücünün sırrını çözmek herkese farklı gelen ve gelişimini belli bir hedefe yönlendirip bütün çıplaklığıyla ortaya çıkarabilmek nasıl mümkün olabilir ki?Bir ışık huzmesi içinde bir yıldızın yolu ve hareketinin hızı ne kadar takip edilebilirse, Enver Paşa’nın tuttuğu veya tutmak zorunda kaldığı yoldaki davranışı ve yaptıkları da
    ancak o kadar takip edilebilirdi. Ruhu, yokluğun karanlığı­na dalıp, vücudu kara toprağa girinceye, dili ansızın susuıı- caya kadar, onu yürekten harekete geçiren, ruhunu doldu­ran, ileri gitme arzusu ile yakan ve daima yeniden kavgaya sokan karakteri, sadece onun tarzı idi...
  • "İnsanı gıybetten ve başkalarını kötülemekten iki şey alıkoyar: Birincisi kendi kusurlarını düşünmek ve onların tedavisiyle meşgul olmak, ikincisi de zikrullah ile arkadaş olup dilini tutmak. Yoksa kalbi boş olan kimsenin eli ve dili de boş işlerle meşgul olur."
    İmam Gazali (k.s)
  • 208 syf.
    ·2 günde·Beğendi·9/10
    .

    Sanıyorum Azerbaycan edebiyatından okuduğum ilk eser.
    Dili son derece akıcı, anlaşılır. Kitabın kendine has bir dokusu var.

    Bölgede yaşayan Oğuz Türklerinin kültürü, yaşayışı, birbirleriyle mücadeleleri destansı bir havayla anlatılmış. Okuyorsun; rüya mı gerçek mi, hayal mi masal mı ... akıp gidiyor. Yazar sanki, Korkut Ata'nın sofrasından beş dakika önce kalkmış gibi anlatıyor.

    Kitap çok okunmamış, biz Türkler in böyle bir özelliği var zaten. Kendi kültürümüzü, kendi yazarlarımızı okumayız, okutmayız da Fransa'nın kokuşmuşluğunu anlatan eserleri ısrarla okur, ısrarla okuturuz.

    Kitap bitince yazar ne demek istemiş diye düşündüm: Aklıma bir sürü şey geldi ama hiçbirine "Tamam budur." diyemedim. Sanırım iyi yazar olmanın bir özelliği de budur. Her okuyan başka bir çıkarımda bulunmalı. Okuyucuyu biraz düşündürmeli..

    Yinede kısaca şöyle özet geçelim:

    Dünyada devingen durumda kalmazsan yok olursun. Kendi kültürünü, geleneğini, örf adetini yaşamazsan, çağa göre yeniden dizayn etmezsen, seni sen yapan değerlere sahip çıkmazsan tarihin çöplüğünde kaybolur gidersin.

    "Dünya zalımlar dünyası,
    Giden zalım gelen zalım!"

    diyor Üstat Mahzûnî Şerif.

    Türk milleti olarak zalım dünyanın çöplüğünde bize yer yok. "Tek bir şeye ihtiyacımız vardır çalışkan olmak." demiş Gazi ama,
    sanırım daha çok şeye ihtiyacımız var. "Öğünmek (Akıl etmek,öğrenmek, akılda tutmak), Çalışmak, GÜVENMEMEK" gibi.


    19.01.2020 15.01 Erciş


    .