Bir idam mahkumu ölümünden bir saat önce galiba şöyle düşünmüş: "Eğer yüksek bir yerde, kayanın üzerinde, ancak iki ayağını koyacak kadar daracık bir yerde oturması gerekse, etrafında uçurumlar, ummanlar olsa, sonsuz karanlıklar, sonsuz bir yalnızlık, bitmez tükenmez fırtınalar hüküm sürse, o, bir arşınlık daracık yerde yaşamı boyunca, binlerce yıl kıyamete kadar ayakta dursa, yine de öyle bir yaşayış, o anda ölmekten daha iyidir, Yeter ki yaşasın! "