Bu eser bende şu soruyu uyandırdı:
İnsan, dünyayı anlamayı başardığı hâlde onunla yaşamayı neden başaramaz?
Belki de cevap şurada saklıdır: Yaşamak, zekadan çok esneklik ister. Yaşam, bilgiden çok teslimiyet ister.
Ve belki de en zor şey, haklı olmaktan vazgeçip mutlu olmayı seçmektir.
Bu kitap okuru yüceltmez. Onu rahatlatmaz. Hatta zaman zaman gururunu incitir.
Ama nadir eserlerin yapabildiği bir şeyi yapar: İnsana kendi kaçış noktalarını gösterir.
Ve o aynaya bakmak, cesaret ister.