Hatciş, bir alıntı ekledi.
17 saat önce · Kitabı okuyor

Kudüs'ü kurtaracak, Kudüs'ü miracına kavuşturacak bir diriliş saati.

Samanyolunda Ziyafet, Sezai Karakoç (Sayfa 52)Samanyolunda Ziyafet, Sezai Karakoç (Sayfa 52)
Meryem Nur ÇİLSALAR, bir alıntı ekledi.
23 May 08:52

Tanrım yeniden diriliş tohumlarını
saçmamız için fırsat ver
Kötülük ilkesini zayıflat
Direnişini kır yoğunluğunu seyrelt
Doğrulukla doldur doğumumuzu
Peygamberin zamanından bir
Zaman düşür üstümüze
Hakikat içimizde göğersin

Alınyazısı Saati, Sezai KarakoçAlınyazısı Saati, Sezai Karakoç

Diriliş saati
.....
Ey düştüğü yerden kalkmaya hazırlanan ülke.
Her damlası bir zafer müjdecisi
Bir posta eri gibi
Yağmur yüzümüze değince
Çıkacağız yola
Çıkacağız yola
Hesap günü gelince
Yağmur yüzümüze değince
Güneş bir mızrak boyu yükselince.

Adil Erdem Bayazıt

Diriliş saati-Erdem Bayazıt
Ey bir emre hazırlanan simsiyah gecede
Karanlığı emip emip de gebe kalan
Ey her depremden sonra biraz daha doğrulan
Herkesin
Veba girmiş bir şehrin hem halkı
Hem seyircisi olduğu bir günde
Ey düştüğü yerden kalkmaya hazırlanan ülke.
Her damlası bir zafer müjdecisi
Bir posta eri gibi
Yağmur yüzümüze değince
Çıkacağız yola.
Çıkacağız yola
Hesap günü gelince
Yağmur yüzümüze değince
Güneş bir mızrak boyu yükselince.

Derya (Bahir) DENİZ, bir alıntı ekledi.
20 Nis 20:08 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Ama Afganistan'ın
Kahraman çocukları
Bir bir can verecek gerekirse
Yurtları mukaddesatları uğruna
Hindikuş dağlarında bugün
Bambaşka bir ateş yanıyor
Sönmez bir ateş bir ateş tohumu
Geleceğin diriliş meşaleleri için
Bir gün Hayber geçidinden
Kuş uçmaz dağlardan o
Sancak geçecek
Kurtuluş günü olacak o gün
Şehitlerin dirildigi gün
Ebedî anlam ve amaçta

Alınyazısı Saati, Sezai KarakoçAlınyazısı Saati, Sezai Karakoç

Anna Karenina...1800'lerin Rusya'sini yansıtan ,ahlaki değerlerin nasıl carcur edildiği ,ahlaki ve dini emirlere karşı çıkan ,sadakat sınavının verildiği, uçuruma dogru sürüklenen hazin bir aşkın hikayesi ...


Anna Karenina klasik olmayı fazlasıyla hak eden kült bir eser.Tolstoy'un daha önce "Diriliş" kitabında da aynı şeyi hissetmiştim .Tolstoy sadece Rus'larin değil insanlığın acılarını işlemiştir kitaplarında.Anna da ise genel manada bir kadının hikayesi ele alınıyor .Ismi fark etmez.Ister Anna ,ister Ayşe ,ister Zeynep olsun.Kadının hikayesi ,tercihleri ve yanlisliklariyla günümüz penceresinden perdeleri araliyor bizler için .

Yazar Anna ile Vronsky aşkına paralel olarak Levin ile Kiti'nin aşkını ve evliliklerini gözler önüne seriyor .Okurlara ahlaki değerlerden yoksun sevgi ile saf ve ideal olan sevginin hayat standartlarindaki kalite kontrolünü ve kiyasini yaptırıyor .

Evlilik eşit kollu terazi gibidir .Sadece "ben" üzerine kurulan evlilikler eninde sonunda yükün ve beklentinin altında kalır ,ağırlığının altında ezilmeye mahkum olur ."Biz " üzerine kurulan evlilikler de ise sevinci,
üzüntüyü,sıkıntıyı birlikte boluserek mutlugun her daim dengede tutulması sağlanabilir.Sadece güzellik ,mal mülk,makam vs.gibi özellikler baz alınarak yapılan evlilik seçimlerde, bedensel (tensel ) aşkın ön planda tutulması çoğu zaman hüsranla neticelenmistir .Universitedeyken
"Evlilikte Mutlu Olmanın Yolları "konulu katılmış olduğum bir seminerde yazar;seyahat birligi,sayfa birliği,sofra birliği gibi mutluluğun formülünü içeren "S" kuralını vermişti .Tüm bu "S"ler ailede bir araya gelince "Sevgi Birliğini " doguracaktir .Sevgi bir nevi kök hücre misali ,girdiği en metastaz durumları bile iyilestirebilecek kadar güçlü bir iksir .Anna'nin ilişkilerinde maalesef bu gözüme çarptı hemen .Sayfa birliği yok ,İlk eşinin kitap okuma saati olmazsa olmaz önemli ama odasında yalnız geçirmeyi tercih ediyor beyefendi .Sofra birliği çoğu zaman yok ,iş güç yoğunluğuna sığınıp ,yükselme hirsina yenik düşmüş bir ilişkiyle karsilasiyorsunuz.Seyahat birliği deseniz çoğu zaman "Ben " üzerine kurulu maalesef.Böylesine ayrı gayrı bir ilişkide sevginin olmasını ve ilişkinin uzun ömürlü olmasını bekler misiniz ?

Yalan üzerine bina edilmiş evlilik çoktan yikilmaya mahkumdur .Zemin sağlam değil bir kere .Üzerine istediğiniz kadar iyilik yapın ,iyi muamele edin,merhamet edin,istediğiniz kadar kat çıkın; temeli çatlak olduğu için elbet bir gün enkazin altında kalacaktır ilişki . Kitaptaki ilişkilerde dikkatimi çeken en önemli meselelerden birisi de ilişkiyi yaşayan karakterlerin burjuvazi ,yüksek aristokrasi hayatlarına rağmen kalbi ve ruhi hayat fakiri oluslari.

Anna ile Vronsky 'nin ilişkisinde
aşk şiddetli muhabbete ,bir başkasının hayatını kontrol boyutuna giren hastalık derecesinde kıskançlığa en açıklayıcı anlamıyla "iptila" ya askinlik ve taskinliga dönüşmüştür .Kıskançlık kişinin iç itminaniyla uyusamamasi ,mevcutla bir barisiklik problemi ,içsel bir yoksunluk görüntüsü ,kişinin kendisine yabancilasmasi ,kendisini onaylamamasi durumudur .Kıskançlık bir virüs ,nereye girerse oraya zarar verir. Hayatın her karesinde yeterince mutlu olamaz,kendi hayatlarını zehir eder bu hastalığa müptela insanlar .Ateşin odunu yiyip bitirdiği gibi kendisini yer bitirir,ötekinin elindekilere bakmaktan kendi elindekileri göremez,ötekini fark etmekten kendisini fark edemez,kalbi ve ruhi zaafa uğrar,aklını işgal eder ,uykularını kaçırır .Acaba şimdi gitti ama orada bir kadına mi baktı ,neden bu kadar geç geldin,nereye gidiyorsun,beni seviyor musun gibi sürekli ,bitmek bilmeyen bir kontrol memuru
gibi;sevgiyi eriten ,sevgiyi yildiran ,aklın ve dengeli davranışların devreden çıktığı bir ilişki.Kitabın sonlarına doğru bu depresif hal beni bile bunalttı yani .


Ayrıca kitapta beni rahatsız eden oldukça önemli meselelerden birisi ,günümüzde de
hiç ama hiç yabancısı olmadığımız
"Elalem ne der " lafıyla hayatlarını adeta başkalarının yasamlarina ipotek etmiş
insanlar .En acılı zamanlarında bile
"elalem ne der " lafı kadar tesir edebilecek şifalı bir söz yok yani !!!

"Elalem ne der "sözü kadar duvarları yüksek bir hapishane var mı?’ diye soruyor bir düşünür. Evet, bu bir hapishanedir. Ancak bu hapishaneye insan kendi kendini mahkum ediyor.Nefessiz kalan ,başkasının umrunda olmayan sensin .Nedir bu başkalarına görünme ,bilinme çabalarımız ...Elalem ne der diye lüks,sasaali bir düğün yapıyorsunuz.
Kamera önünde alkislaniyorsunuz,kamera arkasında sizin o borçları ödemek için ne sıkıntılar cektiginizden elin alemin haberi yok maalesef !!! Bu örnekler cogaltilabilir .Ne isek o olmaya çalışalım ,şeffaf olalım .Nedir bu görünme ,yalandan gülümseme çabalarımız Allah aşkına ...
Bu durum Anna ile Aleksey Aleksandrovic ,Vronskiy,Kiti vs. ilişkilerinde oldukça bariz ve başarılı bir şekilde işlenmiştir.

Yazar gercekten karakterleri öyle güzel işlemiş ki ,çok sayıda karakter olmasına rağmen hepsiyle tanisikliginiz oluyor ,ayrı ayrı ozumsuyorsunuz .Kitapta "anne" olmamdan kaynaklanıyor olsa gerek hoşuma giden,taktir ettiğim karakterler arasında Doli ve Lvov
vardı .Ikisi de çocuklarına verilen değer ,eğitim ve yapmış oldukları fedakarliklarla biliniyor .Abdulhak Hamid'in "Kim demiş çocuk küçük bir şeydir ,belki de o en büyük şeydir " dediği gibi çocuğa yaşam kilavuzlugu yapacak , yemek ,içmek gibi behimi arzularinin yanında kalbine ve ruhuna da nüfuz edebilecek ,yaşamak sanatını ogretebilecek,ona gerçek değerini verebilecek ebeveynlere ne kadar da muhtacız.

Kitapta beni en çok üzen "çocuklar " meselesi oldu .Gerek yasak ilişkilerde gerekse bosanmalarda en çok üzülen ,en çok yara alan ,bedensel olarak bolunemeyen ama kalben bölük porcuk edilmiş,içinde fırtınalar kopan,hiçbir yere ait olamayan ,tutunamayan çocuklar her zaman uzmustur beni .Çevremde de örneklerini görüyorum .

Kitapta yeri geliyor Levin'in inanç arayislariyla ve ölümle var olusunuzu sorgulatiyor yazar size .Levin de karakterlerden beğendiklerim arasında .Dürüst ,fedakar ,ailesine eşine düşkün,çalışmayı seven bir karakter .Arada sendelemeleri oldu tabiki .
O kadar da olacak :))

Abisi Nikolay 'in ölümü sırasında her şeyin kaçınılmaz sonu olan ölüm üzerinde düşünmeye başlayarak inanç arayışına
giriyor .Hatta özetle söyle bir ifadesi
vardı :"Ölüm dosegindeki adamın sahip olduğu ,ancak kendisinin sahip olamadığı bilgiyi kıskanıyordu ".Katilmayanlar olacaktır tabiki bu sadece bir arayış .Levin 'in arayışı ...Yine Levin 'in eşinin şiddetli dogum sancilari çektiği sırada kalben olmasa da diliyle "Tanrı'dan merhamet dilemesi ,yardım istemesi " manidardi .Yine yaşamla ilgili sorulara "Hristiyanlığın verdiği yanıtları kabul etmiyorsam ,o zaman hangi yanıtları kabul edeceğim ? " gibi soruları ve felsefeye sığınıp cevap bulma arayislari hoşuma gitti .Peki çizgisini değiştirdi mi ,inancsizligina çözüm buldu mu ,hayır...

Av- avcılık ilişkileri ,Avrupa dillerine özenti,toprak mülkiyeti,Ruslarin ,köylülerin sosyal yaşamı,sınıf ayrimlari ,eğitimin önemsenmemesi ,burjuva yaşamı ,inancın değerlere etkisi gibi konular da işlenen konular arasında .Kitap oldukça akıcı.Nasıl bittiğini anlamayacaksiniz.Yeri geliyor sıkılıyorsunuz ; av vs .gibi konularda sıkıldım açıkçası .Ama kesinlikle okunmaya değer .Tüm bu anlattıklarım kitabın bende bıraktığı izler...

Son olarak ,maalesef günümüzde de aile muessesinde kendimizden ve degerlerimizden kaçış var.Biz ,bize ait değerleri "gelenek " diyerek partal bir eşya gibi köşeye attık .Gelenekten kastım tabiki manevi ve ahlaki değerlere ait büyüklere saygı ,akraba ziyareti vs. gibi ...Eskiden ahşap işlemeli sandıklar vardı annemlerin ceyizlerin konulduğu
-simdi cok daha gosterislileri var tabiki -
onun içine eskimiş ,modası geçmiş,o eskidendi diyerek koyup kaldırdık .Ondan sonra aile kavramında ciddi sıkıntılar baş göstermeye başladı .Yanlış anlaşılmasın günümüzde de gayet mutlu evlilikler yok mu ?Vardır muhakkak .Ama teknolojinin gelişmesiyle teknolojiye yakın olduk ,insana ve insani değerlere de bir o kadar uzaklaştık .

Keyifli okumalar ...

Mahmud Enes Kotan, bir alıntı ekledi.
09 Şub 20:56

Eleştiri
Kendi yaşamını bir kum saati gibi boşaltıp başkasının yaşamını onun yerine doldurmuş olur, kendini bırakıp hep başkasına dikkat eden.

Diriliş Muştusu, Sezai Karakoç (Sayfa 19)Diriliş Muştusu, Sezai Karakoç (Sayfa 19)

Gece inmiş şehre
Sadece şiir merhem olur gönlümün karasına şimdi.
Birbirine kırgın duvarlar, insanlar ve gölgeler
Şimdi ne yazsam da geçse kalbimin küsü ?

(Erdem Bayazıt - Diriliş Saati)