• Fantastik kitapları, filmleri, dizileri oldum olası hep sevmişimdir. Tesadüfen A Discovery Of Witches dizisini izledim ve dedim ki bu dizi güzelmiş kesin bir kitaptan uyarlamadır. Haklı olduğumu görüp çok geçmeden seriyi aldım. Yazarın dili güzel, akıcı amma velakin 300- 350 sayfada yazacağı şeyi uzatmışta uzatmış. Bazı yerleri okurken sıkıldım. Serinin diğer iki kitabını okumayı bir daha ne zaman cesaret ederim bilmiyorum. Bence bu tarz kitapları okumayı sevenler için ortalama bir kitap.
  • Discovery Channel'da ne kadar haşerat varsa hepsi kemiklerime dadanmış. Azrail'in, parmaklarıyla tırnak işareti yaparak adınızı tekrarladığını düşünün.
  • Kitabın YKY yayınlarından çıkan Türkçe çevirisini 65.sayfaya kadar okudum, fakat pek keyifli geçmiyordu. Kitap hakkında yazılan yorumlara bir bakayım dedim ve gördüm ki çeviriden şikayetçi olan çok kişi olmuş. Özellikle Ekşi Sözlük’teki şu incelemeyi de okuyunca iyice canım sıkıldı: https://eksisozluk.com/entry/30636635

    Kitabın Almanca orijinalini okuma olanağım yok ama İngilizce çevirisini buldum. Popper’ın kendisinin de İngilizce bildiğini, bu çeviriyi ayrıntılı olarak gözden geçirip onay verdiğini, dolayısıyla İngilizcesinin de iletmek istediği düşünceler bakımından orijinali gibi kabul edilebileceğini de ayrıca öğrendim.

    Kolay bir metin değil elbette ve çeviri Almanca orijinalinden yapılmış. O yüzden çevirmenlerin ortaya koyduğu çeviri konusunda daha fazla yorum yerine, şu birkaç karşılaştırmayı ekleyip, bu çeviri konusunu kapatıyorum. Emeği geçenlere yine de teşekkürler. Umalım ki bu eleştiriler yapıcı olarak algılansın ve bundan sonraki basımları yapacaklara yardımı dokunsun.

    KİTABIN ADI
    * Logik der Forschung : The Logic of Scientific Discovery (Bilimsel Keşif Mantığı) : Bilimsel Araştırmanın Mantığı

    İTHAF
    * TO MY WIFE who is responsible for the revival of this book (bu kitabın yeniden hayata dönmesini sağlayan EŞİME) : Yıllar sonra, kitabın yeniden yayımlanmasını sağlayan EŞİME

    İÇİNDEKİLER
    * PART I Introduction to the Logic of Science (Bilim Mantığına Giriş) : Giriş
    * A Survey of Some Fundamental Problems (Bazı Temel Problemlere Genel Bir Bakış) : Bilgi Mantığının Temel Sorunları
    * The Problem of Demarcation (Sınır Belirleme Sorunu) : Sınırlandırma Sorunu
    * Falsifiability as a Criterion of Demarcation (Sınır Belirleme Ölçütü Olarak Yanlışlanabilirlik) : Sınırlandırma Ayracı Olarak Yanlışlanabilirlik
    * The Problem of the ‘Empirical Basis’ (‘Deneysel Temel’ Sorunu) : Deneyimin Temeli Sorunu
    * On the Problem of a Theory of Scientific Method (Bilimsel Yöntem Kuramı Sorunu Hakkında) : Yöntem Öğretisi ile İlgili Sorunlar
    * The Naturalistic Approach to the Theory of Method (Yöntem Kuramına Doğalcı Yaklaşım) : Yöntem Öğretisinde “Doğalcı” Yaklaşım
    * PART II Some Structural Components of a Theory of Experience (Bir Deneyim Kuramının Bazı Yapısal Bileşenleri) : Bir Deneyim Kuramının Temel Taşları

    Birebir karşılaştırmayı daha fazla uzatamayacağım ama sözcük bazında gözüme çarpan bazı örnekler de şöyle (sadece içindekiler kısmındakiler):
    *universal: bazen “evrensel” bazen “tümel” diye alınmış
    *system: “dizge” güzel bir karşılık ama dilimize yerleşmiş değil
    *axiom: “belit” yerleşmiş bir karşılık değil
    *empirical: “görgül” yerleşmiş değil, “deneysel” kullanılıyor
    *Perceptual Experiences: “yaşantılar” diye çevrilmiş ama “algısal deneyimler” ne denmek istendiğini daha iyi anlatırdı
    *Resolution of Fries’s Trilemma: “üçlemin çözünürlüğü” olmamış
    *Euclidean Geometry: Euklid değil, Öklit olacak

    Kitabın kendi içeriğinin yani ilk bölümünün İngilizce ve Türkçelerini karşılaştırmaya başladığımda, İngilizcesini daha rahat anlayabildiğimden emin olunca, Türkçesine devam etmeme kararı aldım.
  • We don't want changes. Every change is a threat to stability. That is another reason why we are careful how we use scientific inventions. Every scientific discovery is a possible danger to society. Even science can be our enemy. Yes, even science.
  • Herschel was the first to detect this unseen presence lurking just below the red end of the spectrum. That's why it came to be called infrared. Infra is Latin for the word below. It's invisible. Our eyes are not sensitive for this king of light, but our skin is. We feel it as heat. Now, that's really big discovery.

    - Cosmos: A Spacetime Odyssey Episode 5
  • Celal Şengör kendisine sorulan felsefeye nasıl başlamalıyım sorusuna şöyle cevap verir
    "ilgilendiğiniz konularda platon'un diyaloglarından başlamanızı tavsiye etmezdim aslında. platon'u anlamak için yunan felsefesinin sokrat öncesi filozoflar denen kısmıyla antik yunan tarihini ve bilhassa peloponez savaşlarının tarihini iyi bilmek gerekir.mesela herakleitos ile parmenides'i ve pitafor'u bilmeden platon'u anlamak mümkün değildir.

    size her şeyden evvel bertrand russell'ın "a history of western philosophy" adlı çok önemli kitabını tavsiye ederim. 

    sonra brian e. magee'nin karl popper adlı minik kitabını okuyunuz ve ondan sonra popper'in şu üç önemli eserini: 1) conjectures and refutations, 2) objective knowledge, 4) open society and ıts enemies. 

    bunlardan sonra joseph campbell' in dört ciltlik "the masks of god"unu okuyunuz. dört cilt sizi korkutmasın. çok rahat ve kolay okunan eserlerdir. o eseri bitirdikten sonra dinlerin kökeni hakkında çok şey öğrendiğinizi göreceksiniz.

    arkadan gene russell'ın "why ı am not a christian" adlı kitabıyla "science and religion" adlı küçük fakat çok önemli kitabını okuyunuz. bütün bunlardan sonra karl popper'in "the logic of scientfic discovery"sini okuyunuz. tabii almanca biliyorsanız, bu eserin orijinalinin 10. baskısını tavsiye ederim: "logik der forschung".

    sonra albert einstein'in iki küçük popüler kitabı olan "the world as ı see ıt" (orijinali: meine weltbild: wie ich die welt sehe) ile "out of my later years" (orijinali aus meinen späteren jahren) eserlerini tavsiye ederim.

    bunların hepsini okursanız, sonunda kendinizi çok değişmiş bir insan olarak bulabilirsiniz. ondan sonra yunanlılar'a dönün. onlardan bambaşka bir haz aldığınızı göreceksiniz."
  • ZORBA
    The classic novel, international sensation, and inspiration for the film starring Anthony Quinn explores the struggle between the aesthetic and the rational, the inner life and the life of the mind. Love, hate, passion, god, men, women, philosophy… just damn everything interesting in life can be found in this book. It is a marvel.

    If I was asked to describe the book in two words, I would say: life and friendship.
    Tears are rolling down from my eyes. When you slowly enjoy a book like this for a week as I have, the characters' fates mean something to you. Piece for piece, sentence for sentence, word for word, I think, I've not read a more deep and profound book in all my days. The sentences sing and pulse and it's bright and rich and life affirming with hearty and fit characters and a real journey of discovery. This one is now near the top of my favourite books and film list. The book is lengthy most of the time, but what mostly matter in the book are the extensive dialogues between two completely different characters. The first is a writer who lives his life in books and submerged himself in Buddha’s teachings and believes himself to be living for his soul. The second is hedonistic Zorba, who is certainly living for his flesh. I think these two characters represent two distinct ways of life which intrigues every one of us. A question is asked throughout the book: which is better? Being a “stable” person and be accepted and respected in society, or being a crazy person living a life full of pleasure, pain, love, sex, best food, without acknowledging any boundary whatsoever.
    I adopted Zorba's philosophy of life. According to his philosophy, everything in life should be experienced, including those things that are deemed unpleasant, but the least commitment to anyone or anything is a form of prison and virtual deaths.
    There is a bit sexism and disturbing part. I cannot see how exactly the narrator differs from Zorba in his perception on women: He is the one who plays with the Old lady's feelings and later thinks it was a great joke when reveals the whole story to Zorba, he too perceives women in a similar manner. In book women're weak, they don't know anything, they're easily won over if you grab their breasts, all a woman needs is a man especially if they're widows!, and in fact they're happy and grateful and melt if any man gives them any attention which they should be grateful for because, really, men are doing them a favour. I think these are the drawbacks of the novel.
    All in all, I do enjoy the descriptions of the world around the characters - the moods of the day, season, the soft,caring feeling behind them and the precious friendship. You find some part of yourself with the characters.
    That's all I'm going to say. It is one of the masterpieces of world literature.