Yabancı basın mensuplarından biri Rasputinle karşılaşmasını şu suretle anlatır:
''Onunla soğuk bir Rus kasabasında karşılaştım. O dakikada bu adamın olağanüstü bir kudrete sahip olduğunu hemen anladım. Gri gözlerinden saçılan ışık o derece tabiat üstü bir şeydi ki dünyanın çeşitli ülkelerinde konuştuğum insanların hiç birinde bu kudretin bulunmadığına kanaat getirdim.
Selamlaştık; bir iki nezaket kelimesi ile hatır sorduk. O anda onun tesiri altında kaldım. Büyülenmiş gibiydim. Bu adam insan değil şeytanın ta kendisi idi. Beni iradesi altına alabilen bu adamın karşısında, sosyal durumu ne olursa olsun, hangi kadın karşı durabilirdi ?....Onun yüksekten atıp tutmalarına, Rusya'nın kurtarıcısı olduğunu iddia etmelerine ne diyebilirdi ?''