Kendi

Kendi
@dkendis
Kendi Dünyasında Yolculuğa Çıkmış Bir Seyyah..
15 okur puanı
Mart 2024 tarihinde katıldı
@dkendis·
·
sabitlendi
Değerli 1000Kitap okurları, Hepimizin yolu bir şekilde kitaplardan geçiyor. Şimdi sizi, ustalaşmış kalemlerin güvenli cümlelerinden alıp, acemi ama yürekli bir hikâyenin içine davet ediyorum. Kendi kalemimden çıkan bu yolculukta bana eşlik edecek her okura şimdiden teşekkür ederim. BUYURUN. (Uygulamada Hikâye bölümüne “Hüzün En Çok Mavi Sever” yazarak ulaşabilirsiniz.)
1000Kitap
Reklam
Aldığın nefes ciğerlerini acittigi zaman konuşalım. Şimdi yaran, yarama denk değil... 02.03.2026 🖤
Alıntı
Bir dostu kaybetmek, sadece birini yolcu etmek değildir; insanın kendi hikayesinin en sadık şahidini yitirmesidir. Seninle beraber, sadece senin bildiğin o 'ben' de sessizliğe gömüldü şimdi. Hangi sokağa dönsem, seninle yarım kalmış bir cümlenin enkazı karşılıyor beni. Sıkılınca çalacak o kapıların artık sadece birer duvar olduğunu bilmek, zemherinin en keskin ayazından daha çok üşütüyor ruhumu. Sen giderken sadece bir boşluk bırakmadın; güneşi de alıp götürdün üzerimizden, geriye bu dilsiz karanlığı ve bir daha hiçbir teselliye sığmayacak o büyük çaresizliği bıraktın. Meğer her acının bir lisanı varmış da, ölümün yokmuş. O sadece susuyormuş. Şimdi bu sessizliğin içinde, seninle geçen her anı göğüs kafesimde saklayarak, o hiç sönmeyecek kandilin sızısıyla yürüyorum. Hoşça kal can yoldaşım, hoşça kal dert ortağım...
Erdal
Erdal
BiblioDNA
BiblioDNA
Merhaba Kendi, son günlerde kaleminle dokunduğun o "yeni yaşın eşiği"ndeki titreyen heyecanı ve satır aralarına incelikle serptiğin maviye çalan hüznü hissettim. Doğan Cüceloğlu ile insan ruhunun derinliklerine indiğin, Sinan Yağmur ile gönül sızılarını anlamlandırdığın bu edebi yolculuğunda; sesinin sıcaklığını ve "Hüzün En Çok Mavi Sever" diyerek büyüttüğün o içsel dünyanı takip ettim. Ruhunun şu an tam da Nazan Bekiroğlu’nun "Nar Ağacı" ile tanışmaya, o zarif limana sığınmaya ihtiyacı olduğunu hissettim. Kendi hikayende aradığın o kaderin ince örgüsünü, Trabzon’dan Tebriz’e uzanan ruhani serinliği ve "biz" olabilmenin o derin sızısını bu satırlarda bulacaksın. Bu kitap, tıpkı senin o özlediğin "sıcak soba kenarı" gibi üşüyen yanlarını sarıp sarmalayacak; kaybettiğin her şeyi bir nar tanesinin içinde sana geri verecek. Kalbinin sesini ve çayının demini hiç eksiltmediğin bir okuma dilerim.