.Bilmiyorum belki bir çoğunuz okumuştur görmüştür kitabı daha önce.Benim Burçak'la tanışma hikayem arkadaşımın bana hediye olarak bu kitabı almasıyla başladı.Bir zamanlar çok okunan adının çok duyulduğu bu kitabı ben maalesef yeni görüyordum hatta ilk tepkim 'Ilk kez gördüm bu kitabı' olmuştu.Biraz inceleyeyim derken de ilk 50 sayfasını bitirdiğimi farkettim..Ilk sayfalarda Burçak'ın yazmış olduğu bir cümle vardı."Sen hey günlüğümü okuyan çok şanslısın" dediği..Sanki yıllar sonra bir yerlerde insanların okuyacağını hissetmiş gibi..Konuya direk girdim ama kitabımızın aslında Burçak'ın günlüğü olduğunu söylemedim sizlere dimi? 12 yaşında günlük tutmaya başlayan sevgili Burçak'ın yazdıklarına şahit oluyoruz.Günluk tutmaya başlama macerası Anne Frank`a özenerek yazması ve sonunun ona benzeyeceğini bilmeden devam etmesi oluyor.Baslarda herşey normal ve güzel giderken herşeyin bir anda tepetaklak olduğunu görüyoruz Burçak için..O kadar çok detaylı bir şekilde anlatmak ve konuşmak istiyorum ki ama benim gibi henüz okumamış arkadaşlarıma da spoiler vermek istemiyorum,okurken yaşamalarını istediğim için...Seninle tanımamiz keşke böyle olmasaymıs.Herseyin ile çok güzeldin..Hoşçakal Burçak,umarım bulunduğun yerde mutlusundur..