Damla Köseoğlu'nun Kapak Resmi
Damla Köseoğlu, bir alıntı ekledi.
Dün 13:01 · Kitabı okuyor

Zira insanlar fikir, anlayış ve zeka bakımından ne derecede ileride olurlarsa olsunlar bu meziyetler, kendilerini başkalarıyla müşavere etmekten geri bırakmamalıdır.

Kayı 2, Ahmet Şimşirgil (Sayfa 138 - Timaş Yayınları)Kayı 2, Ahmet Şimşirgil (Sayfa 138 - Timaş Yayınları)
Damla Köseoğlu, bir alıntı ekledi.
18 Şub 00:32 · Kitabı okuyor · Beğendi · 10/10 puan

Sinema tarihinin en iyi sahnesi...
Uyanın, uyanın, Thèoden'in Süvarileri!
Kötülükler kapımızda: Ateş ve katliam!
Mızrak savrulacak, kalkan parçalanacak, kılıç günü geldi, kızıl gün geldi daha güneş doğmadan!
Sürün atlarınızı, sürün! Haydi Gondor'a!

Yüzüklerin Efendisi - III - Kralın Dönüşü, J. R. R. Tolkien (Sayfa 121 - Metis Yayınları)Yüzüklerin Efendisi - III - Kralın Dönüşü, J. R. R. Tolkien (Sayfa 121 - Metis Yayınları)
Damla Köseoğlu, bir alıntı ekledi.
18 Şub 00:13 · Kitabı okuyor · Beğendi · 10/10 puan

O muazzam sahne!
...Ve ona karşılık verircesine uzaktan başka bir ses duyuldu. Borular, borular, borular. Karanlıkta Mindolluin'in yanlarında donuk donuk yankılandılar. Kuzey'in koca boruları deliler gibi üfleniyordu. Rohan gelmişti sonunda.

Yüzüklerin Efendisi - III - Kralın Dönüşü, J. R. R. Tolkien (Sayfa 110 - Metis Yayınları)Yüzüklerin Efendisi - III - Kralın Dönüşü, J. R. R. Tolkien (Sayfa 110 - Metis Yayınları)
Damla Köseoğlu, bir alıntı ekledi.
 16 Şub 19:44 · Kitabı okuyor · Beğendi · 10/10 puan

Rohan'ın kızı Eowyn...
"At sürüp kılıç savurabilirim; ne acıdan korkarım ne de ölümden."
"Neden korkarsınız hanımefendi?" diye sordu adam.
"Kafesten," dedi kız. "Ta ki yaşlılıktan ve alışkanlıktan parmaklıkları kabullenip, büyük işler başarma isteği hatırdan veya gönülden silininceye kadar parmaklıkların arkasında kalmaktan."

Yüzüklerin Efendisi - III - Kralın Dönüşü, J. R. R. Tolkien (Sayfa 56 - Metis Yayınları)Yüzüklerin Efendisi - III - Kralın Dönüşü, J. R. R. Tolkien (Sayfa 56 - Metis Yayınları)
Damla Köseoğlu, bir alıntı ekledi.
 15 Şub 22:52 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Oh Sam, my dear Sam...
"Ben buradaki hiçbir şeyi sevmiyorum," dedi Frodo, "ister basamak olsun, ister taş; ister et olsun ister kemik. Toprak, hava ve su, sanki hepsi lanetlenmiş. Ama yolumuz böyle gidiyor.
"Evet öyle," dedi Sam. "Zaten burada hiç olmamalıydık, yola çıkmadan önce bu konuda daha fazla şey öğrenmeliydik. Ama sanırım bu hep böyle olur. Eski masallardaki ve şarkılardaki bütün o kahramanlıklar Bay Frodo: Maceralar yani, öyle derdim adlarına. Hep bunların, o masalların mükemmel kişilerin çıkıp aradığı şeyler olduğunu düşünürdüm, çünkü onlar macera isterlerdi, çünkü maceralar heyecan verici, yaşam ise biraz sıkıcıydı; bunu spor olsun diye yapıyorlardı falan filan. Fakat gerçekten önemli olan öykülerde, ya da akılda kalan öykülerde böyle olmuyor. Kahramanlar sanki bu olayların içine düşüyorlar -yani yolları onları o tarafa götürüyor da denebilir. Ama galiba onların da, bizim gibi bir sürü seçenekleri oluyordu ellerinde, geriye dönmek gibi; sadece onlar geri dönmüyordu. Eğer dönüyorlardıysa bile bizim bundan haberimiz olmuyordu çünkü dönenler unutuluyordu. Biz sadece yollarına devam edenlerden haberdar oluyorduk- ve dikkatini çekerim, hepsi de mutlu bir sona varmıyordu- en azından öyküdeki veya öykü dışındakilerin mutlu son dedikleri bir sona varmıyorlardı.

Yüzüklerin Efendisi - II - İki Kule, J. R. R. Tolkien (Sayfa 369 - Metis Yayınları)Yüzüklerin Efendisi - II - İki Kule, J. R. R. Tolkien (Sayfa 369 - Metis Yayınları)