Hazal Demir

Hazal Demir
@dmrhazall
Dışı sükûn ile zahir, derunu mahşer!
106 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·160 syf.··
2026 7. kitabı
“Huzursuzluk” benim için hem kolay okunan hem de bitirdiğimde üzerinde düşündüren bir kitap oldu. Okurken akıcılığıyla beni içine çekti ama bittikten sonra bazı yönleriyle eksik kaldığını da hissettirdi. Hikâye oldukça akıcıydı sayfalar hızlıca ilerledi. Okurken hiç zorlanmadım, hatta bu yönüyle kitap beni içine çekti. Ancak dil açısından baktığımda, anlatımın daha sade ve günlük olduğunu düşündüm. Bu da yer yer kitabın edebi gücünü benim için biraz zayıflattı. Buna rağmen, Meleknaz karakteri kitabın en etkileyici tarafıydı. Onun hikâyesi bir karakterden çok, bir kader gibi hissettirdi. Yaşadıkları karşısında gösterdiği o sessizlik, aslında en büyük çığlıktı. Elinden her şey alınmış bir insanın hâlâ ayakta kalmaya çalışmasını okumak insanın içini acıtıyor. Meleknaz güçlü değildi  güçlü olmak zorunda bırakılmıştı. Ve belki de en acısı buydu: onun yaşadıkları bir istisna gibi değil, gerçek hayatta da yaşanabilecek kadar tanıdık hissettiriyordu. Bu yüzden onu okurken üzülmekten çok, çaresizlik hissi ağır bastı. “Huzursuzluk” bana hem bir şeyler kattı hem de bazı beklentilerimi karşılamadı. Belki de bu yüzden adı gibi bir his bıraktı içimde: huzursuzluk. Tam olarak ne sevdim ne de tamamen sevemedim. Ama kesin olan bir şey var ki, bu kitap bittikten sonra bile insanın içinde kalmaya devam ediyor.
İnceleme
HuzursuzlukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2017117,5bin okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2026 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2026 02:09
Ben kitapların, onlara en çok ihtiyaç duyduğumuz anlarda hayatımıza girdiğine inanıyorum. İnsanın Acısını İnsan Alır da benim için tam olarak böyle bir kitap oldu. Lise yıllarımda okumayı çok istemiştim ama bir şekilde hep ertelendi; üniversite yıllarımda karşıma çıktı. İyi ki de o zaman okumuşum. Çünkü bu kitap, okunduğu yaşa ve ruh hâline göre derinleşen bir metin. Şükrü Erbaş, bu kitabında insanın içini sessizce acıtan duygulara dokunuyor. Yalnızlık, anlaşılmama hissi, içe atılan kırgınlıklar… Okurken insan, kendi kalbinin sayfalara serildiğini hissediyor. Kitap öyle bir etki bıraktı ki benim için bir başucu kitabına dönüştü. Sevdiğim cümlelerin altını çizerim; bu kitapta neredeyse çizilmemiş tek bir yer bile kalmadı. Çünkü her sayfa, bir yerimden seslendi. Bazen öyle anlar olur ki, insan kendini dünyada yapayalnız hisseder. Kimsenin onu gerçekten anlamadığını düşünür. İnsanın Acısını İnsan Alır, tam da bu anlara dokunan bir kitap. Okurken yalnız olmadığımı hatırlattı bana. Acının paylaşıldığında hafiflediğini, insanın yarasını en çok yine bir başka insanın sarabildiğini fısıldadı. Acı paylaşıldığında azalır belki, ama insanın insana verdiği acı hep daha derindir; yine de insanın kendine en büyük ihanetidir sevmek.
İnceleme
İnsanın Acısını İnsan AlırŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201813,9bin okunma
Puan vermedi
Michel de Montaigne’in Denemeler adlı kitabı, hayatıma erken yaşta girdi ama yıllar içinde anlamı değişti, derinleşti, büyüdü. Ortaokulda, çok sevdiğim birinden bana hediye edilmişti. O anı
1000Kitap
DenemelerMontaigne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202065,6bin okunma
Puan vermedi·126 syf.··
2023 10. kitabı
Kitap, duyguların yoğunluğunu, bir insanın iç dünyasında neler olup bittiğini ve aşkın nasıl bazen insanı tüketen bir hale gelebileceğini çok güçlü bir şekilde anlatıyor. Anlatım dili sade ama
1000Kitap
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024149,8bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2023 8. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2023 18:15
Bu kitap bir itiraf değil… Bir çöküşün, bir dağılmanın, insan olmaktan yavaş yavaş vazgeçmenin kelimelere dökülmüş hâli. Osamu Dazai , hayatta hep “rol yapmak” zorunda kalan, içten içe çürüyen ama kimseye göstermek istemeyen bir karakter. Belki de hepimizin içinde sakladığı o kırılgan tarafın sesi… İnsanlığımı Yitirirken; hayata karşı yabancılaşmayı, toplumun yüzüne taktığımız maskeleri ve aslında hiç kimseye tam olarak ait olamamanın acısını anlatıyor. Sayfalar ilerledikçe bir roman okuyor gibi değil, birinin yavaş yavaş yok oluşunu izliyormuşsun gibi hissediyorsun. “Kendimi insan gibi hissedemedim hiçbir zaman.” Osamu Dazai’nin kelimeleri boğazına düğümlenen sessizlik gibi… Ne bir çığlık, ne de fısıltı. Sadece karanlıkta kendi iç sesinle kalıyorsun. Kitap bittiğinde kendimize şu soruyu sorabiliriz: “Ben gerçekten yaşıyor muyum, yoksa sadece ‘var gibi’ mi yapıyorum?” Bu kitap bir roman değil. Bu kitap, bir insanın ruhunun yavaş yavaş sönüşü. Ve bazı karanlıklar sadece okunmaz, hissedilir.
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560bin okunma