Demet Satı

Babalar ve Ustalar
Yutarcasına kitap okuduğum, okudukça evde sesimi yükseltiğim yıllarda, babamla her çatıştığıöda lafin dönüp dolaşıp okuduğum kitaplara gelmesi tesadüf değildi. ...Kızının "deli saçması" kitaplanırı kimseye çaktırmadan okurken, onların getirebileceği tehlikelerden haberdar olmak, bu sayede de kızını korumak istiyordu kuşkusuz babam. Ama altan alta iktidarını hiç tanmadığı bir yabancıya, Friedrich Engels'e, Walter Benjamin'e, Oğuz Atay'a kaptırmış olmanun telaşı da yok mu orada?
Edebiyat
Reklam
Kafka'nın Böceği
Oysa Kafka anlatımın tam da dilsel fakirlik üzerine kurar. Dile olmadığı bir dilmiş gibi davranmak yerine, oradaki yabancılığı daha da pekiştinmek üzere kuru bir üslupta direnir. Greenberg'e göre metafordan uzak durduğu için metaforu anlatısının temeli kılabilmiş, metaforu somut bir imgeye dönüştürebilmiştir Kafka.
Edebiyat
giriş
Başlamak için paradokslar iyidir, eleştirel düşünce için daha da iyi. Çünkü iki problemi birbirinin ışığında bir kez daha düşünmeye zorlar bizi. Eğer bu dünya böyle şekillenmişse dil de ister istemez bundan payını alır; öyleyse bu dünya değişmelidir; böyle diyor birinci önerme. Ama ikincisine de kulak verelim: Dil bu dünyayı anlamamızın saydam bir vasıtası değil, o dünyayı var eden ortamlardan biri; eğer dil değişmezse bu dünya da değişmez; öyleyse dil değişmelidir.
Edebiyat
giriş
Raskolnikov hiç yazılmamış, Dostoyevski hiç yazmamış gibi yazmak mümkün mü? Atay kaygılanmakta haklı: ...Dostoyevski'nin karşısında güçsüz bir yankılanan, bir Dostoyevski efektinden ibaret kalmak vat.
Edebiyat
giriş
Artık "metinlerarasılık" denince, bir yazanın kendinden öncekilere şapka çıkarrasını, sonra da kaldığı yerden yoluna devam etmesini anlyoruz. Kelimelerin elden ele aktanlmasının gergin konuşmalara sahne olabileceği, bir yapıtın kendinden öncekilerle tıpkı ebeveynleriyle kavga eder gibi kavga etiği, sonunda ortaya çıkan ürünün yalnızca öncekilerle konuşularak dokunmuş bir "metin" değil, aynı zamanda onlarla mücadeleden yapılmış bir "yapıt" olduğu gerçeği görüş alanımızı dışına çıktı. ...Tanpınar, günlüğünde, kendinden önce yazılmış kitapları "kendine çevrilmiş bir silah" olarak algılamaktan bir türlü vazgeçemediğini yazar. ..."Tutunamayanların prensi" Selim konuşuyor: "Bana hayatı zehir ediyorlar. Bütün yaşantımı etkileyerek benim için hayatı yaşanmaz bir cehenneme çeviriyorlar. Hepsinin yer aldığı bir roman yazacağım ve burunlarından getireceğim: bana yaptıklarını ödeteceğim onlara." Dostoyevski'yle Dostoyevski, Gorki'yle Gorki, Kafkasya Kafka olduğu için bir türlü kendisi olamayan Selim'i böyle anlatır...
Edebiyat
Reklam