Ben bir kadın sevdim sesinde taşıyordu yorgunluğunu, kimseler görmemişti, kimseler sorgulamamış, göz ucuyla dahi bakmamıştı çökmüş omuzlarına. Insanların mühim işleri vardı, insanlar anlık mutlulukları uğruna harcıyorlardı tüm zamanlarını. Kimsenin kimseye ayıracak bir bağı yoktu. Herkes gizli bir sır gibi kendilerine saklıyorlardı gönül bağlarını. Inanmaktan noksanlardı. Bir kadın sevdim ben, telefonun bir ucundan nefes alışıyla tanıdığım. Kalbinin yorgunluğunu avuçlarımın içinde hissettiğim, öyle şefkatli, öyle sabırlı ve öyle hisli yaklaştığım güzel bakışlarına. Attığı adımların derinliğini, içi yanarken, yüzüne vuran o kış serinliğini, uykulu gözlerindeki mağdurluğunu. Kalabalıklar ortasındaki yanlızlığını, bir uygar doğanay türküsüne saklamasını duygularını. Bağlandığını gördükçe kaçması, kimselerin görmediği, belki kendinin dahi bilmediği o küçük mütevazı kabuğunu. Herşeyini hissettiğim bir kadın sevdim. O kadın ki pırıl pırıl göz bebekleri. Herkesten gizlediği gözbebeklerinde saklardı beni. O kadın ki gezegeni taşırdı gözlerinde, bilmezdi. Bir ağlasa iç yangını alır başını giderdi günler geceler boyu. Bir anlık tebessüm etse kaçardı tüm kara bulutlar içimden. Sesiyle gülerdi dünyanın tüm acı yanlarına. Ve güldürürdü beni tüm saflığıyla. Bir kadın sevdim.