A.D

Seni özlemenin ağır yükü altında eziliyorum şimdi. Göğüs kafesimin içinde kalbim bir kuş gibi çırpınıp duruyor sevgilim. Sadece yanımda olsan, hiç konuşmasan da olur, yeter ki varlığınla beraber olayım. Kokun olsun olduğum yerde, o da bana yeter. Gülmesen de olur yüzüme, sadece bak gözlerimin içine. Sensiz hiçbir şeyden tat alamaz oldum, aldığım nefesi boğulurcasına alıyor, çırpınarak yaşıyorum. Sonra kendime “Bir insan böyle sevilir mi ? “ soruyorum. Sonra seni sevdiğimi hatırlayıp vazgeçiyorum sormaktan. Aslında fazla söze gerek de yok sevgilim, özlüyorum. Gurbette gibi özlüyorum, memleketimi özler gibi. Şimdi seni görsem, kutupta güneş, çölde su görmüş gibi sevinirim. Öyle ki sen benim ilkbaharımsın, kara kışlardan sonra hayatımı aydınlatan umutsun. Gel de çiçeklerim açsın, kelebeklerim uçsun semada. Bu özlem bitsin, bu sevgilinin karanlığı aydınlansın bir anda, senin ışığınla.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Sen yüzümdeki tebessümün sebebi, mutlu zamanlarımın mimarısın. Taze kahve kokusu, baharda ilk açan papatyasın. Hiçbir kelime seni, benim gözümdeki güzelliğini anlatmaya yetmez. Hele saflığın, masumiyetin… Bunca kötü insanların arasında kir değmemiş temiz kalbin. Bilmiyorum sana olan aşkımın derinliğini nasıl anlatacağımı. Bir yol bulabilsem tüm dünyaya, senin hayatımdaki en güzel varlık olduğunu haykırsam. Biliyor musun sevgilim, sen yokken ben içi boş bir kutu gibiydim. Sen geldin ve benim içim ışıltılarla doldu, gün ışığı girdi penceremden. Hayatımın en değerli mücevheri senmişsin, paha biçilemeyen. Altından kıymetliymiş, saç telinden parmak uçlarına kadar olan her zerren. Dünya malı da neymiş be sevdiğim, senin ellerin elimdeyken ? Dünya seninle güzelmiş, yaşamak seninle anlamlı. Aşk bir bedende iki kişi olabilmekmiş, güzeli görebilmekmiş. Ve ben senle şenmişim; sen varken mutlu, sen varsan hayat dolu.
Keşke çocukken tanısaydım seni, küsme diye saçını çekmezdim hiç. En sevdiğim oyuncaklarımı önüne sererdim. Sonra bakkala gidip çikolatalar alırdım sana. Saklambaç oynasaydık, bir sana sobelenirdim. Kovalamaca oynarken çok hızlı koşmazdım mesela, yorulma diye yalancıktan düşerdim. Belki sana ‘pamuk şekerim’ derdim, hatta şimdi bile diyebilirim. Ne bileyim, seninle çocuklaşıyorum sevgilim. Dünya senin kadar güzel geliyor tüm telaşlarıyla, bir o kadar yorulmuyorum da sevmekten seni. Bir ağacın altında gölgelenmek gibiymiş seni sevmek, yazın sıcağında. Annemin oynarken verdiği salçalı ekmek gibi, ilk bayramlık ayakkabılarımı giymek gibiymiş seni sevmek. Herkesin bir ruh eşi varmış bu dünyada. Çocukken tanımasam da seni, inanıyorum ruh eşim olduğuna. Belki çocukken tanışamadık ama, hayat sonunda çıkardı seni karşıma. Şimdi hiç niyetli değilim peşini bırakmaya. Dişlerimiz dökülüp belimiz bükülene kadar hiç ayrılmayalım sevgilim, seni seviyorum.
İlk gördüğüm anda vuruldum kahverengi gözlerine. Sende sıcacık bir kalp olduğunu biliyordum, o zamandan beri. Artık bu dünyada sevip güvenebileceğim bir sen vardın. Uçurumun kenarındayken, her şeyden soğumuşken sen girdin hayatıma. Çiçeğe bahar, kumsala yaz, derdime şifa gibi geldin. Yanımda sen olunca hiçbir şeyden korkmadım sevgilim, ölmekten bile. Umutlarımı yitirdiğimde gülüşün tuttu beni ayakta. Sesinin ezgisi susturdu hayatımın sancılı çığlıklarını. Hayatımın en güzel zamanlarını yaşadım senle, en çok seninle güldüm. Sevgilim, hayatımdan hiç eksik olma. Seninle içtiğimiz bir kahvenin kırk yıl hatırı varsa, kırk yılımı önüne sererim, yeter ki beni sensiz bırakma. Sen olmazsan yolumu kaybeder giderim, sen yoksan ben de biterim. En güzel cümlelerim seninle başlar benim. Ay nasıl güneşten alıyorsa parlaklığını, ben de seninle aydınlanan ay gibiyim. Seni seviyorum ömrümün en güzel mevsimi.
Duruma uygun davranmak gerekir. Düğünde oynanır, cenazede ağlanır. Sevdiğin kişiyle birlikteysen de mutlu olunur. Bak benim bu son cümlede bir sorun vardı hep. Sen bana güzel bir söz söylediğinde birazdan mutlaka bi kavga çıkacak diye düşünürdüm. Yanındayken kaygıdan duramazdım çünkü şu an buradaydın belki ama birazdan olmayabilirdin. Bir ayağın eşikte bekledin hep. Yüzün gülünce içim sıcacık olmazdı, birazdan öfkeden kıpkırmızı kesilebilirdin. Ben senin davranışlarını öngöremiyordum. Tutarsızdın ve ben sürekli tetikte olmak zorundaydım. Hayatta kalmak için ve bizi ayakta tutabilmem için gözümü bile kırpamazdım. Tabii bunları insan ilişki içinde fark edemiyor. Hem fark etsem de ne değişecekti bilemiyorum. Senden geriye titreyen ellerim ve gelen telefonları yanıtlama fobim kaldı. Düğünde oynayıp cenazede ağlamaya devam ama diğer şeyler üzerine sanırım biraz çalışmam lazım.