nedense bu kitabı okurken biraz hayal kırıklığı içindeydim. daha iyi olabileceğini düşünmüştüm. belirtildiği gibi üç öyküden oluşuyor. ilk öykü kitaba adını veren gayet dokunaklı ve okunulduğu zaman değdi denilebilecek bir öykü ama ikinci öykü için aynı şeyi söyleyemem. evet, insanların hor gördüğü insanlara değinmesi çok güzel ama onların içlerindeki acıyı ya da birbirleri içindeki sevgiyi bulmalarını daha iyi yansıtabilirdi. iki üç sayfa daha fazla yazardı yine yazardı, gelecekten kesit gibi yazardı ve daha anlamlı bir şey olurdu içimize daha çok dokunurdu.
son öyküye gelirsek, hem diğer ikisinden daha uzun olması hem sürükleyici olması açısından başta hoşuma gitti. yine konumuz insanlar tarafından hor görülen biriydi, bu kişi duygularının çok güzel yansıtıldığı bir anneydi ki oğlunun askere gitmek zorunda olduğunu öğrendiği zamanki korkusu ve çaresizliği bize çok güzel hissettirildi. özellikle son kısımlarında komutanı ısırması falan acaba ikisi de mi ölecek kötü sonla mı bitiyor gibisinden beni gerdi bile diyebilirim. derken son sayfayı açtım ve baktım ki HİKAYE BİR YERE BAĞLANMIYOR. e ne oldu şimdi? oysaki elinde çok güzel bir hikaye vardı, hem hor görülmeyi hem kadına şiddeti hem de anne sevgisini bir savaş kurgusunun içinde işlemiştin. bunu tarihsel olarak de temellendirmiştin. yani bilmiyorum bir iki satır daha fazla yazabilirdi. neden bu kadar özensiz geldiler anlayamıyorum bu yüzden de bu hayal kırıklığımın simgesi olarak 5 veriyorum.