ben, çocukluğumu yetimhanede geçirdim
çok soğuk sessiz duvarları vardı
sevgiden mahrum, ama yetimhanede ki
bahçede bir ağaç vardı o öyle degildi

çünkü iki kumru o ağacı sahiplenmişlerdi
sıcak kirasız parasız, bir yuva edinmişlerdi
ne zaman onları izlesem, annem ile babam
gelirdi aklıma, aklımda boğulurdum
çıkış yolu bulamazdım gözlerim pınar olurdu


güneş beni rahatsız ederdi
çünkü sıcak bir yuvam yoktu
gözlerim yağmurları beklerdi
kar yağınca don olunca
ellerimle kalbim bütünleşirdi
soğukluk o kadar yakındı hayatımdaydı

bazen pazar günleri yabancı ablalar
gelirdi, bizi dışarı çıkarmak için
bizi severlerdi bizi mutlu etmek isterlerdi
ama onların o çabası emeği boşa giderdi
hiç bir şey bizi mutlu etmezdi

aslında tam tersi olurdu, daha çok üzülürdük
çünkü yürüdüğümüz sokak başlarında
fırında sıcak ekmek kokusu
annemizi bize hatırlatırdı, yapabileceğimiz
tek şey olurdu, çocukların ellerinde tutup
gezdiren anneleri izlemek olurdu,
kalırdı gözlerimizin gölgelerinde...

Doğan karaca
sıcak ekmek kokusu