Saîd bin Osman’ın elçisi değil, onun keskin dilini taşıyan kılıcı gibiydi. Salonun ortasında durdu. Adımlarının yankısı kesilince kısa bir sessizlik çöktü.
- Kabac Hatun! Barış için geldik.
Sözleri sertti:
- Seni Allah’ın nizamına davet ediyoruz. Bu davetin nezaketi sonsuz değil.