• Sorumluluktan kaçan ve kural tanımaz insanların serbestçe dolaştığı canım ülkemde bu başıbozukluğu ve bu tür insanların hayata bakış açısını en güzel anlatan örneklerden biri, bana göre toplu taşıma araçlarının ve kamyonların arkasında ki " Allah Korusun" yazısıdır.


    Daha fazla para harcamamak adına gerekli kontrol ve bakımları yetkili ve bilgili kimselere yaptırılmayan araçların ve kaderinin kendi ellerinde olduğunu kavrayamamış eğitimsiz araç şoförlerinin oluşturduğu kalabalığa biz trafik diyoruz. Şimdi böyle bir trafikte kullanılan araçlar açısından bir ikilem ortaya çıkıyor. Süs olarak yazılamayacağı kesin olan bir yazının oraya yazılma sebebi dini sebeplerse, aynı yazıya sahip iki aracın çarpışmasında hangi aracın daha az korunacak olmasıdır. Kul olarak sen üstüne düşen görevi yapma, trafik kurallarına uyma, başına gelen kötü şeyleri de kader diye kabul et. Hayatı anlamak için çabalama şoför kardeşim. Tek maddelik yaşam kılavuzun yanında zaten: "Ölen ölür kalan sağlar cenazede ölene hakkını helal eder nasıl olsa."


    Bu durum kadar sinirlendiğim bir husus var ki yazmazsam bir yerim şişer. Taksi, dolmuş, kamyon, halk otobüsü gibi araçları kullanan insanları sanki dünyanın en zor işini yapıyorlarmış gibi gösteren radyo çalışanları yok mu kanser ediyorlar beni. Adam direksiyon sallayıp para kazanıyorsa biz kokain mi satıp eve ekmek götürüyoruz kardeşim. Kraldan çok kralcı olmanın ne anlamı var. Programı daha fazla dinleteceğim diye adamları gereksiz yüceltmek nedir. Onlarda ortalama bir emekçinin karşılaştığı zorluklara maruz kalıyorlar.Sanırsın madenden kömür çıkarıyor. Dolmuşta parayı öne uzatan, balık istifi gibi kilometrelerce ayakta yolculuk eden benim, takdiri gören şoför. Ya inerken bile adamı zora sokmayalım diye " müsait bir yerde" diyoruz. Yanlışlıkla uygun bir yer olmasa son durağa kadar gideceğiz. Kaderimiz adamın elinde sanki. Bir de inerken " kazasız belasız" diye niyet belirten adamlar yok mu? Kardeşim sen az önce şoförün yakıttan kar etmek için açmadığı klima yüzünden 35 derece sıcakta rüzgar sörfü yapar gibi yolculuk yapmadın mı? Bundan âlâ bela mı olur?


    Adam istifi yapma konusunda dolmuş şoförleri Sabri Sarıoğluysa,  Halk Otobüsü biletçisi Messidir. Bir insan oturduğu yerden 50' ye yakın insanı, aralarında boşluk kalmayacak şekilde otobüsün kullanılan tüm alanlarına yerleştirebiliyorsa onu tebrik etmek gerekir. Sen bu adamı al NASA'ya götür,  uzay modülünün Mars'ta nereye ineceğini sor söylesin.


    Toplu taşıma deyince dolmuşa ayrı bir dosya açmak lazım. Dolmuşla ilgili o kadar sinir bozucu ve kuralsız durum var ki ancak az önce açtığımız dosyaya sığar.


    En klasik meslek hastalığı;  her dolmuş şoföründe görülen, kornayı artık vücudun bir devamı gibi kullanma rahatsızlığıdır.  Adam yolculuğun başından sonuna kadar o kadar çok kornaya basıyor ki onun yerine zikirmatik kullansa cenneti garantiler. Ben daha korna sesini duyunca gideceği yeri değiştiren veya o an farkına varan birini görmedim. Dolmuşun önünde kocaman yazıyor nereye gideceği benimde okumam var sen daha neyin peşindesin. Üsküdar'a gitmekten vazgeçip Tuzla dolmuşunda mi? bineyim.


    Sen başkasına tahta kestiren marangoz gördün mü? Göremezsin. Peki evine eşya çıkaran birini görsen yardım eder misin? Muhtemelen hayır. Peki o dolmuşa binince ne oluyorda hepimiz gönüllü muavinlik yapıyoruz. Neden para üstü alıp vermek hiç sıkıntı olmuyor. Maliye dolmuşu basıp kaçak işci çalıştırılıyor diye ceza kesse yeridir.


    Bir de dolmuş ağzına kadar doluyken, el kaldırdığında duran şoföre minnet duygusu besleyen saf insan türü var ki. Sen ne güzel insansın. Şeytan diyor 2 senet imzalat al bütün varlığını ama boşver. Söz konusu arkadaş şoförün ceza yemeyi göze alıp kendisi beklemesin diye durduğunu zannediyor. Şoförler kendi aralarında sürekli telefonla konuşuyorlar. Hemde bizim anlamadığımız bir dilde. Kulakta kulaklık, telefon şarjı araca bağlı (sınırsız batarya yani) hangi polis nerde zaten biliyorlar. O yüzden minnet borcu oluşmasın sende rahat ol.


    Bu anlattıklarımın hepsini bir yana koyalım, dolmuş şoförünün liseli kız tribine örnek olacak şu cümlesini duymayan var mıdır ? " Bozuk yok mu? " ya da " Sabah sabah 100 lirayı nasıl bozayım?  " . Adamda ki şımarıklığa bakar mısın? Para kazanmaktan rahatsız oluyor. Zannedersin dün özel muayenesini kapatmış, bugün dolmuş kullanmaya başlamış. Kardeşim parayı vermek benim, bozmak senin işin onuda yapmayacaksan kalk koltuktan ben kullanırım artık.


    Hani olmaz ya dolmuşta oturarak seyahat ediyorsun başına ne gelebilir. Elbette sırt çantasını senin ağzına sokan ergen bir genç. İşte bu arkadaşa çantanı çıkarıp yere koy demenle başlayan tartışma zaten dünyanın kendisini anlamadığı klişesi ile son bulur. Elin genci onsekizine gelmeden Avrupayı dolaşır, bizimkiler marketten 2 ekmek bir gazete almayı marifet zannediyor. Arkadaşım benim senden büyük kuluncum var. Bir çantadan yola çıkıp dünyayı çözümlemenin ne anlamı var. Pisagor' u İtalyan golcü zanneden bu insan yavrusuna laf anlatacağına bırak o çanta ağzında kalsın.


    Dolmuş şoförüne bir yere kadar anlarım ama " Rahatsız olduysan taksiye bin " insanları var ki bunların ağzına kürekle vurmak geliyor içimden. Adam içinde beslediği medeniyetsiz canlıyı serbestçe dolaştırmakla kalmamış tutmuş onunla dolmuşa binmiş. Durumdan şikayet edeceği yere bana tavsiyede bulunuyor. O kadar sıkışık gidiyoruz ki ben hayatım da hiç kimseye o kadar yaklaşmadım. Dirsek ile kafasına bastırılmış, üstüne kaçak kat çıkılmış vaziyetteyken senden rahatsız olmayacak canlı henüz güneş sistemine girmedi vicdansız.Hem ben o parayı taksiye vereceğime - senin gibi kupon yapmak yerine-kitap alacağım belki. 


    Tüm bunları okuyup genede karamsarlığa kapılmanı istemem sevgili okuyucu nede olsa hayat mücadele etmektir. Ama gene de sen yanına bozuk para ve annenin dualarını almayı unutma.
    (Sevdiğim bir arkadaşımın yazısıdır)
  • "...hemen her sabah içine karlı dağlar çökmüş, içine kara kışlar dolmuş, içine ayazlar, tipiler ve boranlar üşüşmüş kaskatı bir gövde hâlinde buluyorum kendimi."
    Hasan Ali Toptaş
    Sayfa 17 - Everest Yayınları
  • Yürüme mesafemdeki yer için 30 dk ‘dır dolmuş bekliyorum bu sizin için üşengeçlik benim için sabır dolmuş şöförü için kısmet meselesi..
  • Bayan Schmitz'e gitme cesaretini nereden bulduğumu bilmiyorum. Ahlaki eğitimim, bir anlamda ters mi tepmişti acaba? Eğer arzuyla dolmuş bakış, arzunun doyurulması kadar kötüyse; eğer isteyerek hayal kurmak, hayal edilen edim kadar kötüyse - o halde neden doyurulmasın o arzu ve neden hayal edilmesin o edim? Günahkâr düşüncelerimden kurtulamadığımı her geçen gün görüyordum. O zaman günahkâr edimi de arzular oldum.
  • Eğer arzuyla dolmuş bakış, arzunun doyurulması kadar kötüyse; eğer isteyerek hayal kurmak, hayal edilen edim kadar kötüyse -o halde neden doyurulmasın o arzu ve neden hayal edilmesin o edim?
    Bernhard Schlink
    Sayfa 20 - İletişim yay.