Yaş aldıkça büyük gruplar gözünü korkutmaya devam etmişti. Okulda kendini kenarlarda bulur, sınıf arkadaşlarına ayak uyduramadığını hissederdi. Üstelik bu uyumsuzluk hissinden kurtulması da zordu. Yıllar sonra terapide anlamıştı ki okul bahçesi, aslında aile denilen birimin evrensel uzantısıydı: Yani onun huzursuzluğu şimdi ve burası ile ilgili bir sebepten kaynaklanmaktan ziyade içinde yetiştiği aileyle, büyüdüğü yalnız evle ilgiliydi.