Ilk iki kitabı gibi beni benden alan , duygulandıran, ağlattıran ve güldüren bir kitaptı. Herşeyin açığa çıktığı, Binnur'da bir diğer karakterlerini gördüğümüz serinin son ve en efsane kitabıydı. Yaşar Çakıl bir kez daha kalbimde taht kurdu bu kitapta. Asi'nin ve Karan'ın nasıl değiştiğine , nasıl birbirlerini tamamladığına şahit olduğum bir kitaptı. Bütün haksızlıklar, kötülükler, gerçekler ortaya çıktı ve ortaya çıkarken benide onlarla birlikte yaktığını söyleyebilirim. Ama sonunun mutlu olduğuna sevindim gerçekten. Son sayfalara kadar herşeye zorluk çeken bu insanların son sayfalarda mutlu olması gerçekten beni mutlu etti. Hafızamdan silinmeyecek bir seriydi. Ne kadar kitabın kalın olmasından korksamda bir solukta okuduğum bir seriydi. Yazar ve Yayın evinin ellerine sağlık.
Kitap ilki gibi yine akıcı ilerlemeye devam etti. Kimi yerde ağladım, hüzünlendim kimi yerde de kahkalara boğuldum. Karan Çakıl hayranlığım burada da devam etti. Asiye olan tavırlarına, birbirlerini anlama tarzlarına, konuşma şekillerine hayran kaldım. Ama bir diğer hayran kaldigin isim ise Yaşar Çakıl. Türkan'a olan aşkına ve Karan'ı kaç yaşında olursa olsun çocuk gibi koruyup kollamasına bayıldım, hayran kaldım. Asi'ye de elbette hayranım. Herşeye rağmen dik durmaya çalışması, yenilgiye uğramama çabası beni kimi yerde sevindirdi kimi yerde de hüzünlenirdi. En aşık olduğum nokta ise ikisininde hiç kimseye göstermediği hüzünlerini ve yaşayamadığı çocukluklarını birbirlerine göstermeleri ve beraber yaşamaları. Yazarın ve Yayın evinin ellerine sağlık ❤ Harika bir iş başarmışlar.
"Hata yapma ya da başkalarını mutsuz etme kastı olmadan da hata yapılabilir ve üzüntü verilebilir. Düşüncesizlik, başka insanların duygularına karşı dikkatsizlik, kararsızlık da aynı işi görür."