Sercan, bir alıntı ekledi.
Dün 14:53 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Fakat ne zaman onunla karşılaşsam, ne zaman teklifsizce ve dostça bir edayla yanıma yaklaşsa, kalbim duracak gibi oluyor.

O Muydu?, Stefan Zweig (Sayfa 9 - Can yayınları)O Muydu?, Stefan Zweig (Sayfa 9 - Can yayınları)

Goethe
"Üstümüzdeki gök kubbeleşmiyor mu? Altımızdaki yer sapasağlam durmuyor mu? Yıldızlar bize dostça bakarak yükselmiyor mu? Ben, kendi gözümle senin gözüne bakmıyor muyum? Evrendeki her şey insanın kafasına ve kalbine etki etmiyor mu? Ve her şey sonsuz bir ilahi sır halinde yakamızda dolaşıp durmuyor mu? Eğer kalbini tüm bu saydıklarımla samimi olarak doldurup bu duygularla mutlu olabiliyorsan, bunun adına ister şans, ister gönül, ister aşk, istersen tanrı de, ne fark eder? Hepsi aynı şey değil mi? Ben ona bir isim bulamıyorum. Bence duygu her şeydir. İsim ise boş bir gürültü ve göğün güzelliğini ve ışığını sislendiren basit bir dumandır."

osman..., bir alıntı ekledi.
 19 May 14:55 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Kibar ve dostça davranarak insanları esnek ve itaatkar yapabilirsiniz. Bu yüzden sıcaklık balmumu için neyse kibarlık da insan doğası için odur.

Bugünü Yaşama Arzusu, Irvin D. Yalom (Sayfa 278)Bugünü Yaşama Arzusu, Irvin D. Yalom (Sayfa 278)
Şükrü KESKİN, bir alıntı ekledi.
19 May 11:42

Oysaki bu dünya böyle, bu insanlar böyle. Benim elimden ne gelir ki... diyemiyorum, içim götürmüyor, bir yerlerimden bir kire, iyi olmayan, dostça olmayan bir şeye bulaşmış gibi oluyorum. İçim kararıyor, içimin karanlığını delemiyor, uzun bir süre içimi arındıramıyorum...

Deniz Küstü, Yaşar KemalDeniz Küstü, Yaşar Kemal
Irmak, bir alıntı ekledi.
18 May 23:45 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Daha çok para kazanıp daha çok harcıyorlardı. Ama yüzleri asıktı, yorgun ve keyifsizdiler, gözleri dostça bakmıyordu.

Momo, Michael Ende (Sayfa 79)Momo, Michael Ende (Sayfa 79)

Bütün Müminlerin Dostça Kardeşce Bereketi Hem Sofralarında Hem de Kalplerinde Hissedecekleri Bu Ayda Mutlu Bir Ramazan Ayı geçirmeyi Nasip Etsin Yüce Yaradan.

Murat Ç, bir alıntı ekledi.
16 May 21:21 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Ne Haldeydik? Ne Hale Geldik?
"Kısacası ölüyorduk, dirildik; kulduk, vatandaş olduk; yarı sömürgeydik, tam bağımsızlığa kavuştuk; çağdışıydık, çağı yakaladık; dünyaya kapalı bir toplumduk, dünyaya açıldık; ikinci sınıf bir devlet muamelesi görürken, milletler ailesinin eşit bir üyesi olduk; her yerde ve her düzeyde saygı gördük; uygar dünyanın kamuoyu karşımızdaydı, yanımızda yer aldı; milli ekonomi ve planlı kalkınma dönemini açtık; Batı on yıl tek kuruş kredi vermediği halde, dürüst ve bilinçli bir yönetim sayesinde sanayi dönemini başlattık; birçok fabrika kuruldu; Osmanlı Devleti borca batıktı, bütün borçlarını son kuruşuna kadar ödedik; kıt kanaat geçindik ama tüm yabancı kurumları ve demiryollarını millileştirdik; yeni demiryolları yaparak yurdun batısıyla doğusunu, kuzeyiyle güneyini birleştirdik; sanata, kültüre, spora büyük önem verdik; onurlu, bağımsız bir dış politika izledik; bütün komşularımızla dostça ilişkiler kurduk."

19 Mayıs 1999 Atatürk Yeniden Samsun'da, Turgut Özakman (Sayfa 42 - Bilgi Yayınevi, 10.Basım, İki Cilt Birleştirilmiş)19 Mayıs 1999 Atatürk Yeniden Samsun'da, Turgut Özakman (Sayfa 42 - Bilgi Yayınevi, 10.Basım, İki Cilt Birleştirilmiş)

Dostça bir selam ve temiz bir gülüş... Ve ben bu anda başka hiçbir şey istemiyordum. Dünyanın en zengin adamıydım.

Sabahattin Ali