Hikmet’ten sonra, bir tane daha aşağılık duygusuna sahip kahramanı.. afedersin dosto anti-kahraman diyecektim- okumak.
“yeraltı”nda güvende olduğunu düşünen, ürkek, utangaç, insanlarla neredeyse hiç iletişim kurmamış bir adam. Bu yüzden sosyal anksiyetesi tavan yapmış, “normal” insanlar için gayet doğal olan şeyleri, kırk kere düşünerek yapmaya çalışan, yaptığında da suçluluk hisseden ve yanlış yaptığını düşünmekten daha da yerin altına giren / itilen biri.
Geçmişinde büyük ihtimalle sevgi ve takdir görmemiş birinin, kendi aklınca, diğerlerine hükmetme arzusu. Onlar, kendisini umursamadıkça, bunu hastalıklı derecede kafasında kurması. Tek bir “haklısın” a yelkenleri suya indirebilecekken, inadına öyle insanları hayatına almaya devam etmesi. Adeta kendini cezalandırırcasına.
Ona iyi geleni daha çok ezmesi, diğerlerinin veremediğini, o verdiğinde, gücü ona yettiğinden belki de, intikamını iyi olandan çıkarması. Ona yapılanı başkasına yapmaktan utanmaması, zevk duyması hatta. Kim suçlu bu noktada? Onu takdir etmeyenler mi, yoksa kendini buna layık görmeyip, acısını başkasından çıkaran “yeraltı”ndakiler mi? Farketmez bence. Her ikisi de olsa, sonuçta, döngü devam ediyor, birileri birilerini ezdikçe, ezilenler, hesap sormak için gün sayıyor, yerin altında.