'' Eleştirel düşünmenin sadece teknik ve mantıksal yönleriyle yetinme bize, eleştirel düşünmenin bize zayıf anlamını ve dar tanımını verir. Onun zihinsel donmuşlukla veya başka türden yanılgılarla, yani zeki, ama yönlendirici bir öznel düşünce tutumuyla sonuçlanmaması için, tevazu, empati, sebat, disiplin, özerlik, cesaret ve saygı benzeri davranış özellikleri veya entelektüel alışkanlıklarla tamamlanması gerekir. Bu da bize, eleştirel düşünmenin güçlü anlamını verir. ''
“Mutsuz olduklarını söyleyen insanlara öyle hemencecik inanmayın. Hele önce bir sorun bakalım hâlâ uyuyabiliyorlar mı? Yanıt evetse, her şey yolunda demektir. Bu da yeterlidir.”
Sonuçta varoluşun neden olduğu en büyük yorgunluk belki de insanın yirmi yıl, kırk yıl boyunca, hatta daha bile uzun süre, aklı başında olmak için harcadığı o olağanüstü çabadır, basitçe, derinden kendi, yani tiksindirici, dehşetengiz, saçma olmamak uğruna. Baştan beri elimize tutuşturulan şu aksak ikinci sınıf insanı, sabahtan akşama kadar hep küçük bir evrensel ideal, birinci sınıf bir insan olarak sunmak zorunda kalmamız ne de büyük bir kabus.