Uğur Fatih Alp

Uğur Fatih Alp
@dostoyevzsche
Okuduklarım, izlediklerim ve yazılarım. Kitaplar / Film-Dizi Alıntılar / İncelemeler
Radyo - Televizyon Yayıncılığı
Üniversite
Esenyurt - İstanbul
Bakırköy / İstanbul, 21 Temmuz 1988
38 okur puanı
Ekim 2019 tarihinde katıldı
Tahran'ın Aslan Kadınları – Marjan Kamali
Merhaba tarih severler! Bugün sizlere İran'ın yakın tarihini, kadınların mücadelesini ve derin bir dostluğun gücünü anlatan etkileyici bir romana konuk oluyoruz: Marjan Kamali'nin Tahran'ın Aslan Kadınları. 1950'lerin Tahran'ında başlıyor her şey. Zengin bir ailenin kızı Elaleh, babasının ani ölümüyle lüks hayatını kaybediyor ve annesiyle fakir bir mahalleye taşınıyor. Orada okulun ilk gününde Hüma ile tanışıyor. Hüma, cesur, asi ve hayalleri büyük bir kız – tam bir "aslan ruhu". İki kız çocukluklarında Büyük Çarşı'nın renkli sokaklarında geziyor, oyunlar oynuyor, yemekler pişiriyor ve birlikte "aslan kadınlar" olmayı hayal ediyorlar. Yani güçlü, korkusuz, sesini yükselten kadınlar... Ama hayat onları ayırıyor: Elaleh annesinin yeniden evlenmesiyle eski burjuva dünyasına dönüyor, Hüma ise yoksulluk ve siyasi mücadele içinde kalıyor. Yıllar geçiyor, İran Şah rejiminin baskısından 1979 Devrimi'ne, mollaların yönetimine kadar büyük değişimler yaşıyor. Dostlukları kopup yeniden bağlanıyor, ihanetler, özlemler, fedakarlıklar arasında... Hikaye 1950'lerden 2020'lere, Tahran'dan New York'a uzanıyor. Kişisel hayatlarla İran'ın siyasi çalkantılarını ustalıkla iç içe geçiriyor. Neden tarihsel açıdan değerli? • 1953 darbesinden 1979 İslam Devrimi'ne İran toplumunun dönüşümünü kadın gözünden anlatıyor. • Kadın hakları, sınıf farkları, baskı rejimleri altında direniş gibi temaları işliyor. • Şah dönemi modernleşmesiyle mollalar rejiminin kadınlar üzerindeki etkisini karşılaştırıyor. • "Aslan kadın" metaforu, İran'da ve diaspora'da kadınların cesaretini simgeliyor – bugün bile güncel (2022'deki protestoları hatırlayın). Marjan Kamali, İranlı kökenli bir yazar olarak kendi aile tarihinden esinlenmiş. Çocukluğu İran, Türkiye, Kenya gibi erlerde geçmiş – bu da romana otantik
1000Kitap
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Füsun, Merhamet Apartmanı'na bir daha gelmeyecekti. Ama ertesi gün ben yine de gittim.
1000Kitap
Osculum Pacis (Barış Öpücüğü)
Antik dönemde (özellikle Roma İmparatorluğu'nda ve öncesinde) antlaşma, barış anlaşması veya ittifak imzalandığında/sonlandırıldığında tarafların temsilcilerinin birbirini yanaktan öpmesi şeklinde uygulanan ritüel bir selamlaşma/ onaylama hareketiydi. Bu, günümüzdeki el sıkışma + imza gibi bir şeyin antik versiyonu diyebiliriz; sadece fiziksel temasla barışı ve uzlaşmayı somutlaştırıyordu. Roma'da ise öpücükler genel olarak hiyerarşik bir yapıya sahipti: Osculum: Genelde saygılı, resmi, arkadaşça veya eşitler arası yanak öpücüğü (sosyal selamlaşma, barış anlaşmalarında kullanılan tür). Basium: Daha samimi, duygusal veya hafif erotik. Savium: Tam tutkulu, dudaktan öpücük (genelde romantik/özel). Herodot gibi antik yazarların aktardığına göre Perslerde (Ahameniş İmparatorluğu'nda) öpüşme şekli statüye göre değişiyordu. Eşit statüdekiler dudaktan öpüşürken, bir alt seviyedekiler yanaktan, çok alt seviyedekiler ise yere kapanıp ayak öpüyordu. Bu, tam bir hiyerarşi göstergesiydi. Roma'da ise üstler astlarını yanaktan öperken, eşitler karşılıklı yanaktan, astlar ise üstlerini daha saygılı bölgelerden (el, omuz vs.) öpüyordu. Barış anlaşmalarında özellikle eşitliği vurgulamak için karşılıklı yanak öpücüğü (osculum pacis) tercih ediliyordu. Bu gelenek daha sonra erken Hristiyanlığa da geçti ve kilise ayinlerinde "kutsal öpücük" (osculum sanctum) veya barış öpücüğü olarak devam etti (Pavlus'un mektuplarında bile "birbirinizi kutsal bir öpücükle selamlayın" diye geçer — Romalılar 16:16). Ortaçağ'da ise cinsel/sosyal/veba kaygıları yüzünden doğrudan öpüşme yerine "pax board" denen bir plaketin öpülmesiyle değiştirildi.
1000Kitap
En sevdiğiniz Gibi replikleri hangileri? Benimki net bu: Yılmaz: "Bak sen şu Kuki'nin dediklerine bak ya! Bak şu kölenin ağzından çıkanlara bak sen ya! Sen boğazına tasma takıp gez diye bu hallere düştük! Aşağılık herif!" 🤣
1000Kitap