Ev Sahibesi kitabı içerisinde 4 öykünün bulundu bir eser. Bu öyküler 1847-1848 yılları arasında yayımlanmış. Yani Dostoyevski’nin ilk romanı İnsancıklar’dan bir iki sene sonra; daha Dostoyevski’nin acemi zamanları…
Ben önden size bazı bilgiler vermek isterim; Dostoyevski’nin ilk romanı İnsancıklar çok beğenilmiş ve Dostoyevski müthiş bir cevher olarak görülmüş. Lakin sonraki romanı Öteki ile biraz düşüş yaşamış. Ben iki kitabı da okumuş biri olarak bunun sebebini görebiliyorum. Öteki’de maalesef ki yazarın araya girmeleri var. Bu bir okurun pek istediği bir şey değil tabi. Ev Sahibesi’ni elime alırken de acaba bu araya girmeler yine var mı diye düşündüm. Şunu söyleyebilirim ki kitabın ilk ve en uzun aynı zamanda da kitaba adını veren Ev Sahibesi öyküsü gerçekten başarılıydı. Araya girmeler yoktu. Düşünceler okura gayet güzel aktarılmıştı. Sonu ise gerçekten çok ters köşe ile bitti, son cümlesinde yaptığı ters köşe kelimelerin arasına saklanmıştı. Ama ikinci öyküsü Bay Proharçin’de maalesef ki Öteki romanında da görüldüğü gibi karakterlerinin duygusu düşüncesini belirtmek için yazarın araya girişleri var.
Diğer iki öykü oldukça kısaydı, konuları da çok çarpıcı değildi kanaatimce. Lakin yine de okurken sıkmayan dili güzel iki öyküydü.
Ayrıca üçüncü öykü İnsancıklar’da olduğu gibi yine mektuplaşma ile ilerleyen kısa bir öykü.
20.04.2021
Salı
Doub-z