Oysa dedim, ben ev istemem, çalışmak istemem, hizmet etmek istemem, saygı görmek, kul edinmek değil amacım; bir gezginim, gelmişim, geçeceğim zamanı da bilirim.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dileğim şudur, dedi, nasıl ki oğlum bana isyan edip kendisini çizdiği yolla bulduysa, insanlar da zulme isyan edip kendi yolunu kendi bulsun. Şeçtiğin yol kıymetli bir yoldur. Önünde çok diken olur. Bırak batsın dikenler yorgun ayaklarına, sonunda anlayacaksın ayaklarının bile senin olmadığını.
Her denileni yapıyorlardı, çünkü yaşamlarını asgari düzeyde sürdürebilmek ve hayallerini gerçekleştirmek için bu şarttı. Evlerine yeni bir koltuk takımı almak, çocuklarını daha iyi olduğunu düşündükleri okullara göndermek ve yaz aylarında birkaç haftalık tatil yapabilmek… Bu sebeple hiçbir dayatmayı sorgulamıyor, durmadan çalışıyor, kampanyalara katılıyorlardı.
Dönüşüm sorularla başlıyordu: Neden başkaları tarafından belirlenmiş ve doğamıza uygun olmayan alanlarda yaşamaya mecbur bırakılıyoruz? Neden beslediğimiz sistemin aslında diktatörler tarafından yarattığını farketmiyoruz? Neden okul denilen binalar var? Neden televizyonlarda aynı tür programlar dönüyor? Neden olmayan düşmanlar yaratıp onları yok etme pahasına ağır bedeller ödüyoruz? Neden bir devlet için savaşıyoruz? Neden kadınlar, erkekler, hayvanlar ve çocuklar eşit koşullar altında varlığını sürdüremiyor? Neden işbölümünün bizi kitlesel çöküşümüze hazırlayan bir aldatmaca olduğunu anlamıyoruz? Neden cinselliğimiz baskılanıyor? Neden kazanma odaklı yaşamaya mecburuz? Neden güvenliğimizi kendimiz sağlayamıyoruz? Neden her adımımız bir heykele çarpıyor? Neden putlaştırdığımız, mitleştirdiğimiz şeylerden korkuyoruz?