Annem dayak istediğimi söylerdi ve belki de hakkı vardı, çünkü en azından beni döverken bana bakardı, sık sık beni görmediğini sansam da bir kum torbasına vursa da aynısı olurdu. Sonra, ağlamayışıma şaşırırdı. Ama ben daha hiç ağlayan bir kum torbası görmedim.
"Tırmanması diğer ağaçlardan zor ağaçlar vardır, daha çok dal taşıdıklarından değil, çürümüş olduklarından. Benim müvekkilemin geldiği ağaç da onlardan biri. Kökünden tepesine kadar çürümüş."
Bir gün evlenir de çocuklarım olursa, babaları nedenini söylemeksizin onları cezalandırırsa, öfkeden kıpkırmızı kesileceğim. Annemse hiç sesini çıkarmadı.