Kitap bence şu soruya cevap arıyor. Kim daha çok ölüme yakın? Bir otomobil yarışçısı mi yoksa senatoryumda yatan oldukça ilerlemiş veremi olan kişi mi? Sizce kim daha yakın?
İkilemler ve ikilemeler... Yazar bu kitapta kötümserlik ile iyimserlik ikilemlerini, kötümserlik üzerinden ikilemeler uclemeler hatta dörtlemeler yaparak düşüncelerini paylaşıyor.
İlber hocayı seviyoruz. Ekranda bile eve lemeden ı lamadan su gibi akıyor. Benim kazanımı bu kitaptan daha fazla kendi dilimden yazarın kitabını okumam gerektiği oldu. Hoca her zamanki gibi anlatıyor.
Hiç başlamayan ilişki hatırlanır mı? Başlayan ilişki sıkıldım diyerek biter mi? Erkekler kadınlara karşı bu kadar korumasız mı? Kadınlar hem cinslerinin ilişkilerini mahvetmeye meyilli mi?
Kitabın adı yaban koyununun izinde olunca okuyan da veteriner hekim olunca bambaşka şeyler düşünürken kahramanımızın öyküsünde derin bir kayboluş. Murakami kitaplarını okumayı seviyorum ancak neden seviyorum sorusunun cevabı henüz bende yok.