Don Miguel Ruiz’in “Dört Anlaşma” kitabı da bize bu dengeyi hatırlatır:
Birincisi: Sözlerine dikkat et.
Ağzından çıkan söz, kaderini şekillendirir.
Olumsuz cümleler kurma. “Olmaz” deme, “Olur”, “Yaparım”, “Güzel olacak” de.
Unutma, düşünce enerjindir; kelimeler kaderindir.
İkincisi: Hiçbir şeyi kişisel algılama.
Yaşadığın olaylar çoğu zaman seninle değil, karşındaki kişinin iç dünyasıyla ilgilidir.
Birini suçlamak yerine anlamaya çalış. Bu, ruhsal olgunluğun göstergesidir.
Üçüncüsü: Varsayım yapma.
“Gelecekte şu olacak, bu olacak” diye bugünün huzurunu karartma.
Ne güzel demişler: “Hayat bir gün, o da bugündür.”
Anı yaşa, bu anın kıymetini bil.
Dördüncüsü: Elinden gelenin en iyisini yap.
Mükemmel olmaya değil, içten olmaya çalış.
Her koşulda elinden gelenin en iyisini yap; gerisini hayatın akışına bırak.