…Ben de hayatın derinden sevilmeyi hak edip etmediğini bilmediğimi, ancak onu sevmememizi sağlayan şeyin kendimize duyduğumuz sevgi olduğuna inandığımı söyledim; özellikle de başka bir hayat (sevdiğimiz ve bizi seven biri) varoluşumuza yeterince anlam bulmamıza yardımcı oluyorsa
Sorumsuzluk içinde yaşayan Avrupa, bazı yolcuların eğlendiği, geri kalanların ise hayal kurduğu, freni bozulmuş bir tren gibi. Hat boyunca ardı ardına alarmlar duyuluyor fakat makinistlerin hiçbiri ne kendine ne de başkalarına soruyor: nereye gidiyoruz ?
Avrupa’da 18 milyon insanın işsiz kalmasına neden olan dayanışma eksikliği miydi, yoksa, insanların her an harcanabilir üreticilerden ve ihtiyaç duyduklarından fazlasını tüketmeye zorlanan tüketicilerden başka bir şey olmadığı bir sistemin yarattığı krizin en görünür sonucundan başka bir şey değil mi onca işsiz?