Yaşayışımıza ve etrafımıza şekil vermek arzusuyla dünyaya gelmekten ise hayatın ve muhitin verdiği şekli kolayca alacak kadar boş ve yumuşak olmak daha rahat, daha makul değil miydi?
… insana hayret veren müzik istidadı kadar, onu alakadar eden bir boyu, bir çift eli ve içinde bir çok şeyler saklı olan gözleri vardı. Ne sözlerinde, ne tavırlarında hiç yapmacık bulunmayan, bir kadında pek az görülen bir cesaret ve bir açıklıkla insana uzun uzun bakan gözlerinde bir çok şeyler ifade eden, fakat aynı zamanda bunlara gene pek tabii bir irade ile hakim olmayı bilen genç kızı, diğer talebelerle karıştırmaya imkan yoktu.
günün birinde ya çıldıracağız, ya dünyaya hakim olacağız. Şimdilik bir rakı parası bulmaya çalışalım ve parlak istikbalimizin şerefine birkaç kadeh içelim.”