• Akşam erken iner mahpushaneye.
    ejderha olsan kar etmez.
    ne kavgada ustalığın,
    ne de çatal yürek civan oluşun.
    kar etmez, inceden içine dolan,
    alıp götüren hasrete.

    akşam erken iner mahpushaneye.
    iner, yedi kol demiri,
    yedi kapıya.
    birden, ağlamaklı olur bahçe.
    karşıda, duvar dibinde,
    üç dal gece sefası,
    üç kök hercai menekşe...

    aynı korkunç sevdadadır
    gökte bulut, dalda kaysı.
    başlar koymağa hapislik.
    karanlık can sıkıntısı...
    "kürdün gelini"ni söyler maltada biri,
    bense volta'dayım ranza dibinde
    ve hep olmayacak şeyler kurarım,
    gülünç, acemi, çocuksu...

    vurulsam kaybolsam derim,
    çırılçıplak, bir kavgada,
    erkekçe olsun isterim,
    dostluk da, düşmanlık da.
    hiçbiri olmaz halbuki,
    geçer süngüler namluya.
    başlar gece devriyesi jandarmaların...

    hırsla çakarım kibriti,
    ilk nefeste yarılanır cigaram,
    bir duman alırım, dolu,
    bir duman, kendimi öldüresiye,
    biliyorum, "sen de mi?" diyeceksin,
    ama akşam erken iniyor mahpushaneye.
    ve dışarda delikanlı bir bahar,
    seviyorum seni,
    çıldırasıya...
  • Yaktın beni yıktın beni
    Hep içime attım seni
    Unutmadım gözlerini
    Gel tut artık ellerimi

    Yandı yandı yürek yandı
    Hayallerim duman altı
    Kederler benide sardı
    Sensizlik beni çok baydı

    Koşarken senin peşinden
    Hiç birşey gelmez elimden
    Korkmam artık ben ölümden
    Düşmedikçe gözlerinden

    Mustafa Ermişcan
  • https://youtu.be/m9pSCIc-8Ss

    Dize geldim anladım ki bu alem budur
    Yazamadım sevdiğime beş altı satır
    Neyse dedim de duruldum tutundum aşka
    Hem üzüldüm hem de üzdüm susaydım keşke

    Duman oldum o halimden eser kalmadı
    Aşkım figanım gülüm baharım
    Meyhanelerde sakiler derman olmadı
    Çok istedim olsun diye sensiz olmadı

    Bana yine gül yüzünle gel tek sözümle gel
    Gözüm yolda gönlüm sende kaldı al da gel
    Yana yana yaz oldu kışım kor oldu düşüm
    Can yürekte yürek sende kaldı al da gel

    Geceleri gündüzlere katıp dururken
    Sıkılmadan orda burda atıp dururken
    Uzun ince bir yollarda kayarken alem
    Ne hallere düştük ulan durup dururken
  • “Yalnızdım, yapraklarım dökülmüştü bir bir
    deryalara savrulup çöllere düşmüştü
    Bir duman tütüyor yine hangi kent yandı
    hangi sokakta vuruldu sevgilim
    Bir demet menekşe bir avuç toprak
    burkulan bir yürek miyim hep
    Sesimde bir yanma bir kekrelik
    uzayıp giden bir çöl yalnızlığı
    Gazeteleri okumuyorum başım dönüyor
    sulanmamış çiçek gibi kuruyor her şey
    her şey bir yolculuğun hüznünü taşıyor
    gidip de gelmemek üzere bütün yüzler
    Puslu yamançlarda bir çakal gölgesi
    bir dağ suskunluğu yürüyor kentlere
    yenilen biz miyiz yoksa aşklar mı
    bir kızın kocaman gözlerinde görüyorum
    savrulan küllerini ömrümüzün
    Bu kenti ayrılıklar yıkacak birgün biliyorum
    Ölümden şikâyeti yok ölüp gidenlerin
    ama bir kızın kocaman gözlerinde yangınlar çıkıyor”
  • MEHMET TEKİN VE GÜNEYDE KÜLTÜR DERGİSİ...

    KERİM ÖZBEKLER
    GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR

    Mehmet Tekin Antakya-Hatay'da çıkarmakta olduğu 80 sayfalık ''Güneyde Kültür Dergisi''nin, Ocak-Haziran 2018 tarihli 205.sayısını adresime posta vasıtası ile ulaştırmış. Güneyde Kültür Dergisi'nin bu sayısında, aşağıda isimleri yazılı yazar ve şairlerimiz, karşılarındaki başlıkları kullanarak bu sayıda yer almışlar.

    Mehmet Tekin;Yabancı kelime-eşya-müzik-marka hastalığımız ve kültürümüz,
    Mehmet Turan Yarar;Dörtlükler,
    Rengin Galioğlu Taşçı;Dünyada ilk aydınlatılan cadde-Antakya'da anıtsal sütunlu cadde,
    Dr.Yaşar Kalafat;Mezbahalar ve kırklama/kırk basması,
    Özkan Ekekon (Antalya);Bir seyahatin düşündürdükleri,
    Ömer Özcan;1920 yıla kadar ali mekteplerde okumuş Azerbaycanlılar,
    Şerif Şenal Günay;Elmacık kemikleri,
    Dr.Mehmet Sılay;Kemal Selçuk (1942-2018),
    Mehmet Tekin;Kemal Selçuk'da gitti,
    Bülend Nakib;Arkadaşım Kemal Selçuk'la ilgili iki anı,
    Mehmet Tekin;Gökçeada/İmroz notları,
    Nurçin Yılmaz Duman;Taşkent defteri,
    Yusuf Cıla;Madenci (Öykü),
    Galip Aktuğ;Yüz yıl önce bir rüştiye öğrencisinin hayata bakışı,
    Harika Ufuk (Adana);Adana tren istasyonu,
    Mehmet Sılay;İdlib yahut Halepçe,
    Mehmet Çetin Zorba;Tut ellerimi (Şiir),
    Mehmet Tekin;Dinar'da Tatarlı Tümülüsü'nde bulunan Pers dönemi mezar odası,
    Mehmet Tekin;Din eğitimi ve toplumumuz,
    Ali Parlak (Antakya-Hatay);Nasıl büyüdük (Şiir),
    Mehmet Tekin;Antakya-Yayladağı yolu,
    Çetin Kalkan;Yürek yangını (Şiir),
    Abdurrahman Yiğit;Un bitti (Şiir),
    Nurettin Kayalar;Dinar depremi anıları,
    Harika Ufuk (Adana);Ateşe yazma (Şiir),
    Cemal Kavsavran;Gel düş olma hislerimde,
    Durmuş Kaya;Rabbim (Şiir),
    Süleyman Uysal;Acı gerçek-gelme-muhannet başlıklı 3 şiir.

    Siz de, Güneyde Kültür Dergisi'ni edinmek-okumak veya yazı-şiir-öykü-anı-kitap tanıtım yazısı-biyoğrafi-edebi ve tarihsel incelemeler vb.gibi eserlerinizi göndererek yayınlanmasını istiyorsanız aşağıdaki bilgileri kullanabilirsiniz.

    Mehmet Tekin
    Güneyde Kültür Fikir ve Sanat Dergisi
    PK.344
    Antakya-Hatay
    Tel.0-532-3843594
    E Posta.guneydekultur@hotmail.com
  • Bizim elde bahar geldi
    Meler kuzular kuzular
    Dağlar çiğdem çiçek açmış
    Kokar yazılar yazılar

    Duman tüten bacasından
    Anasından bacısından
    Ayrı kaldık nicesinden
    Yürek sızılar sızılar

    Şahin çileye bürünür
    Gurbet ellerde sürünür
    Gülermiş gibi görünür
    Yürekten ağlar bazılar
    Şahin Kars
    https://www.youtube.com/watch?v=6EsjAOTxc8A